Site Rengi

DOLAR 8,5040
EURO 10,2660
ALTIN 498,34
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Cum 25°C
Cts 26°C
Paz 23°C
Pts 24°C

Neler Oluyor Bize

REKLAM ALANI
12.09.2019
323
A+
A-

Bir şarkı sözü de olsa bu zamanlar da sürekli kendimize sormamız ve sürekli terennüm ederek bir düşünce atmosferi oluşturmamız gereken bir soru bu.

Ülkemiz kalkındı kalkınıyor derken, AB ye girdi giriyor derken, batı medeniyeti denen vahşi anlayışın ve ne kadar bozukluğu varsa topluma enjekte edilmiş oldu. Birileri edindikleri mal mülk ve bunun karşılığında yitirdikleri duruş ve adamlığın farkında olmadan ahkâm kese dursun gelecek vaat etsin ama yediklerİ herzeler ortada. Ülkenin hali ortada!

ARA REKLAM ALANI

Karga gül bahçesinde gezmekle bülbül olmuyor! Güzelliklerden bahsedip her türlü kötülüğe ortak olanlar, sessiz kalanlar, bardağın dolu tarafını görmekle meşgul olanlar; akıllılar hep kuşku içinde iken aptallar küstahça kendinden emindir tespitini haklı çıkarmakla meşguller.

Ülkede olmadık katliam gibi cinayetler işleniyor. Birileri kendinden olmayınca geçiştiriyor görmezden geliyor. Ama bu salgın hastalık bir gün onu da vuracak bilmiyor. Hastalığın temeline inilmiyor her şey siyasi kavgaya malzeme sanılıyor. Bu toplum üzerinde daha cumhuriyet ile başlayan özünden koparma ve dejenerasyon Yeşil Kuşak ve BOP süreci ile hedefine varmak üzere yol kat ediyor.

Sürekli değişerek, sürekli ağlayıp sızlayarak, sürekli yaptıkları makyaj ile gerçekleri gizleyerek bugünlere gelenler hala ahkâm kesmekten sıkılmıyor. Hayatı kendi deyimleri ile kandırılmaktan ibaret olanlar ne hikmetse dünyalık kazanımlar ile insana biraz da biz demi kandırılsa idik, biz demi omurgasız olsa idik dedirtiyor!

Bu kadar manipülasyon içinde, paradoks girdabında millet sadece kendilerine verileni görüyor, geçim derdinden ve sürekli sanal alemde sürekli kötü televizyon programlarının etkisinde. Etrafımıza bir bakalım metroda veya metorobüste hatta iş yerinde herkes ya sanal âlemden ya da dizilerden maçtan bahsediyor. İlim irfan hak getire. Bunları millete dayatanlar vahamet ortaya çıkınca en çok onlar bağırıyor bu ne hal diye. Gel buradan yak!

Özallı yıllarda diziler ile uyutulan millet bu gün görsel olarak daha iyi ama içerik olarak çok daha kötü yapımlar ile uyutuluyor. millet hayatı senaryo zannediyor veya senaryoyu gerçek zannediyor. Bu kadar kafa karışıklığı içinde figüranların başrol oyuncusu başrol oyuncusunun da yapımcı sanılması kaçınılmaz oluyor. Özallı yıllarda toplum Osmanlı dizisinde bile aşka meşke bu kadar alıştırılmamıştı. Bu kadar tecavüzlü bu kadar edepsiz yapımlar yoktu.

İlke ve ideallerini yitiren karakter ortalaması birbirini yakalayan mumdan heykeller yanarak ve biterek verdikleri ışıltının cazibesi ile bittiklerini bile göremiyorlar. At yarışı spikerliği yaptıklarının farkına bile varamıyorlar. Yolu birbirine uğramayan bir sürü adam sadece ateş etrafındaki sinek gibi ışıltı peşinde yan yana gelerek bir yere varacaklarını sanıyorlar.

Hizmet, hak, adalet gibi ulvi kelimeler hayatları boyunca bunu hitabet müsveddesi gibi ağızlarından hançerelerine inmeyen zavallılar elinde heder olup gidiyor. Kimse hırsızlık yapacağım diyerek oy istemiyor ki zaten!

Müslüman adetlere göre değil ayetlere göre yaşar dediğimizde, kamu malından çalmak hırsızlığın en büyüğüdür dediğimizde, yapamayacağınız şeyleri söyleyip durmayın atıp tutmayın dediğimizde, ehliyet liyakat dediğimizde bunlar sizin tekelinizde mi deme gafletini gösteren, taşıdıkları akıllı telefon kadar akıl emaresi taşımayan bir sürü zerzevat şimdi utanmadan bunlardan bahsetmeye başladı.

İğrenç diziler yapıp toplumu ifsat ettikleri yetmezmiş gibi İslam ülkelerine ihraç etmeyi marifet sayıp kapitalist ahlakın salyalarını saçanlar, din ve ahlak deyince gerici olacağını zanneden manda sürüleri bu kadar rezillik bu kadar pislik sizin eseriniz kavga edip durmayın. Sizler bu soruyu soramazsınız!

Çin Atasözünün dediği gibi: Köpekler yediği yemeğe bakar. Sahibinin çalarak getirmesi köpeğin umurunda değildir ve sahibini korumaya devam eder. Bu refleks ile hareket edenler neler oluyor bize diye sorabilir mi ya da sorması ne kadar namusluca bir hareket olur.

Daha on, yirmi yıl önce olmayan kötülükler bu günlerde olmaya başlamışsa, vahşet artmış ise neler oluyor diye sormamız lazım. Ama hepimizin sorması lazım!

Soruları sorarken düşünmemize yardımı olsun diye bazı özlü sözleri aşağıya aldım.

-Düşen ekmeği kaldıran insanoğlu neden düşen insanı kaldırmaz… Anonim

-“ Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk…” Victor Hugo

-“ Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar, bunlar neden aç diye sorduğum zaman vatan haini diyorlar…” Che Guevera

– “Adalet olmayan bir ülkede herkes suçludur .” Maurice DUVARGER

– “Önce ahlak ve maneviyat” Necmettin ERBAKAN

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.