Site Rengi

DOLAR 9,2949
EURO 10,7905
ALTIN 528,13
BIST 1.413
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
16°C
Sağanak Yağışlı
Sal 17°C
Çar 18°C
Per 17°C
Cum 19°C

İdealizmin Realizme Direnişi

REKLAM ALANI
12.09.2019
295
A+
A-

Her şeyden önce bilinmesi gerekir ki realizm felsefi bir akım olmasından çok edebi bir akımdır idealizm ise başlı başına felsefi bir konu başlığı ve felsefenin temel taşıdır. Realizm edebiyat çeşnisi olurken idealizm beyin fırtınaları koparmaya devam etmiştir. Realizm görselliğe önem verirken idealizm köklere derinlere inmeyi tercih eder.

“Realizm” (gerçekçilik) kavramı, “gerçek’ anlamına gelen Fransızca “realite” (gerçek, gerçeklik) kelimesinden türetilmiştir. Realizm, gerçekle olan uygunluğu ele alır ve gerçek hakkındaki bilgilerimizi insanoğlunun bilmeye ve kavramaya ait kabiliyetlerinin mümkün olan en iyi uygulamalarından sonra inandığı gibi ayrı bir konu olarak tanımlar. Eğer nesne, bizim bilmeye veya kavramaya ait yeteneklerimizle tanımlanıyorsa, gerçek yargılama sadece özelliklerin bize yargılamak için önderlik etmesi anlamına gelir. Realistlere göre kararlar şartların görünüşüne ve gözlemcinin durumuna bağlıdır derler, zamana ve mekâna bağlı hükümlerin değişeceğine inanırlar.

ARA REKLAM ALANI

İdealizm, felsefede dünyayı ve var oluşu, bilinç ve düşünceyi önem vererek açıklayan öğreti… İdealistler, varlıklar arasındaki soyut ilişkilerin, duyularla algılanan nesnelerden daha gerçek olduğunu ve insanların var olan her şeye düşünsel bağlamda, idealar aracılığıyla ve idealar olarak bildiğini savunurlar.

İdealistlere göre var olmak algılanmış olmak ve algılamaktır (esse est percipi),özneyle nesnenin karşılıklı birbirine bağımlı olduğu savı, birinci savla yakından ilişkilidir. Nesnesi olmayan bir özneyi düşünmek olanaksızdır; çünkü özne olmak bir nesnenin ayrımında olmaktır. Buna karşılık her nesne de ancak bir öznenin karşısında nesnedir. Bu ilişki mutlak ve evrensel bir biçimde karşılıklıdır.

İdealizm mutlaka mistizm içerir. Örneğin Platon’a göre, “iyi ideası” na sıçrama mistik bir nitelik taşır. İdealistler mutlak ve mutlak bir yaratıcıya inanır, hüküm veren “Bir” olması zorunludur.

Tanımlardan da anlaşılacağı üzere realistler dünya gerçeklerini iyi kavramışlardır! Abd ve uluslararası sermaye güçleri vardır ve onlarla müşterek noktalarda anlaşmak mümkün ise anlaşılmalıdır. Onlara hizmet ederek kazanımlar elde edilmesi gerekiyorsa edinilmelidir. Nede olsa bilmeye ve kavramaya ait becerileri bununla kısıtlıdır. İdealleri öldüğü ve dönüştükleri için bu basit kazanımlar gerçek olarak karşımızda sırıtır. Reel politik realistlerin en veciz sözüdür.

Kararlar şartların görünüşüne ve gözlemciye göre değişiyor ise. Kararın bir önemi yoktur! Oy vermenin vebali de yoktur. Her türlü şirreti işleyenler güçlü ise haklıdır. Yaptıkları değil yapacakları önemlidir. Nede olsa onlardan daha kötüleri olduğu da bir gerçektir. Hz. Ali’ye ve Hz. Hüseyin’e haklısınız deyip karar günü kalabalığın ve gücün peşine takılıp onlara hainlik edenler elbette çok realist insanlardı ve çağlar boyu devam edecektir bu ihanet. İdealist olan Peygamber torunu Hz. Hüseyin kendisine Mekke’den çıkma diyenlere “Ben biat etmeyeceğim. Zulüm ve fesat hükümetine boyun eğmeyeceğim. Nereye gitsem, nerede olsam da beni öldüreceklerini biliyorum. Mekke’den ayrılmamın nedeni ise, benim kanımın dökülmesiyle Kabe’nin hürmetinin kırılmamasıdır.” diyerek ideasından vazgeçmedi!

Zamana ve mekana bağlı olarak kararlar değişiyor ise relistlere göre değişiyordur. Değişmek önemlidir. Nede olsa niye değiştin diyen yok. Oysa reform hataların ikrarı ve yeni duruma bağlılığın imanını gerektirir. Nede olsa dün dündür diyebilecek kadar pişkinler varken biz değiştik dememin hesabını kimse sormaz. Hele hele gözle görülen kazanımlar var ise, kazan kazan oportünizmi tavan yaptı ise idealin ne anlamı kalır ki ?

İdealist olan ise bilir ki : “İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah’a karşı kim savunacak yahut kim onlara vekil olacak?” Nisâ S. 109 . Ayet ve yine bilir ki; “Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” Âl-i İmrân S. 185 . Ayet

Katre i Matemin dediği gibi! Tarihinin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve bu kadar düşman olmadın. Laboratuarında aradığın, incelediğin, oyduğun, dibine indiğin, sırrını deştiğin her şey arasında yalnız ruhun yok… Ve devam ediyor sonra..bırak şu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden…Her şeyi madde olarak gören zihniyet uzak bana. Realizm bir yere kadar. Göründüğü kadar değil her şey, görünenin bir de ötesi var.

“Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” Al i İmran S.139.Ayet açık ve seçik ortada iken idealden sapmanın anlamı var mı? İman varsa imkan vardır.Haksız bir davada sultan olmaktansa haklı bir davada zerre olmak şereftir diyebilmektir idealizm!

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.