Site Rengi

DOLAR 8,8382
EURO 10,3489
ALTIN 496,88
BIST 1.396
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Az Bulutlu
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Sal 23°C
Çar 21°C
Per 21°C
Cum 20°C

Demokrasi mi Geliyor Kuklalar mı Değişiyor

REKLAM ALANI
12.09.2019
297
A+
A-

Tunus Mısır derken kuzey Afrika ve Ortadoğu İslam topraklarında zuhur eden olaylar aklıma Türkî cumhuriyetleri getirdi. Türkî Cumhuriyetler Rus zulmünden ve komünizmden kurtuldu diye sevinirken daha sonra gördük ki kuklalar gelmiş ve eziyet ve sömürü şekil değiştirmiş. Şu an Türki Cumhuriyetlerde dini ve insani sosyal hayatın yaşanmışlığı kısıtlamalar ile devam etmektedir. Tacikistan ve Özbekistan’ı yakından takip edin göreceksiniz zumlu.

Irak işgalinden sonra Abdili gazeteci Iraklı vatandaşa soru soruyordu ve aldığı cevap manidardı. Sorduğu soru Saddam dönemi mi iyi yoksa işgal kuvvetler yani onların tabiri ile demokrasi mi iyi. Iraklının cevabı çok manidardır: Tanıdığım şeytan tanımadığım şeytandan daha iyi. Evet abd hala büyük şeytan!

ARA REKLAM ALANI

Şimdi Tunus ve Mısır da patlak veren olaylar hepimizi sevindirirken firavun artıkları yıkılırken seviniyor ama bu tarihi gerçekleri ve söylenenleri hatırlamadan geçemiyoruz. Rice adında bir bayan ne demişti hatırlayınız 22 adet İslam ülkesinin sınırları değişecek! Sınır değişimi için rejim değişimi de şarttır!

Bu sürece Büyük Ortadoğu Projesi adını verdiler. Maalesef Türkiye’yi idare edenler kazan kazan stratejisi ile ve şeytan ile işbirliği yaparak onun zulmünden kurtuluruz gibi süfli düşünceler ile bu sürece ortak oldular. Bunu da kendileri övüne övüne açıkladılar. Irakta zulme sadece para gözü ile bakıp Özal’ın bir koyup üç alma liberal yaklaşımını bizde işgale ortak olmaz isek maaş alamazsınız diyerek gösterdiler. Abd askerlerine dua etmeler, abd adına Natoda görevliyiz diyerek Sudan ve Afganistan’a asker göndermeler hep işbirliği ve model ülke olma adına yapıldı. Neticede amaç kazanmak! Model ve örnek olmak. Ama başkalarının senaryosunda oynayanlara onların diktiğini giyenlere fotomodel denir bunu unutuyorlar.

Abd ye yahu sen kendi ülkende demokrasi adına adil paylaşım adına özgürlük adına neler yapıyorsun neler yaptındı buralara demokrasi getirme aşkına kapıldın diye sormayanlar. Ya da şu an devirdikleriniz Saddamlar, Aliler, Mübarekler sizin eseriniz değil mi diye sormayıp ona hizmet etmek ve payeler almak isteyenler sizinde zamanınız geçecek sizde devrileceksiniz. Yaşasın zalimler için cehennem yaşasın kâfirler için cehennem diye biz yine bağıracağız.

Abd sömürü düzeninin devamı için strateji değiştirmek zorunda kalmış savaşma maliyeti ve halkların bilinçlenme süreci ile baskıcı rejimler yerine yavşak rejimlere, ılıman hareketlere geçme kararı almıştır. Domino etkisi olacağını söyleyenler domino taşlarını kendileri oraya koymuştur ve yıkılmaları için ilk vuruşu da kendileri yapmıştır.

İbn Haldun boşu boşuna “tarihi olaylar birbirine suyun suya benzediği kadar benzer” dememiştir. Bizim yazdıklarımızı abd yaltaklığı yaparak bir yerlere gelen ya da köşe tutanlar abd düşmanlığı yaptığımız söyleyerek yada her taşın altında abd arıyorlar kardeşim diyeerk geçiştirmeye ve efendilerine yaranmaya çalışacaktır. Ama söylenilen sözler ve yaşanan olaylar ortadadır ve hiçbiri gelişi güzel olmayan olaylardır. Marshall doktrini ne kadar gerçekse, Yeşil Kuşak teoremi ne kadar gerçekse BOP sürecide o kadar gerçektir.

Ziya paşanın dediği gibi “ zehri bakır kapta sunmazlar sakın kendini altın kaptan” zehir artık baskı işkence olarak değil demokrasi olarak geliyor. Zaten demokrasi sömürüye mani değil ki! Demokrasi hatta uluslar arası sermaye adına ülkeleri sömürmeye daha müsait! Demokrasi her şeyden önce erdemli insanların yani ahlaklı insanların olduğu yerde bir anlam ifade eder. Ahlaklı olmanın ilk adımlarından biri titiz olmaktır günümüz yönetimlerinde ise titizlikten eser yok.

Sömürgeci güçler ilkesizlik ve ilgisizlikle besleniyor, cehalet ve enformatik palavralar ile kazanç sağlıyorlar. Unutmayınız ki arı su içer bal akıtır,yılan su içer zehir akıtır. Olaylar çap ve derinlik olarak ilgisiz insanların yani çoğunluğun idrak ve anlayışının üstünde seyrediyor. Anlaşmalar, gizli uzlaşmalar ile örülüyor. Kararlar ve uygulama son derece üst düzey seyrediyor. İzlenmeyecek kadar yavaş kapsamlı ve etkili devam ediyor. Kendisinden beklenemeyen insanlar eli ile servise koyuluyor onlar eli ile güzel şeyler yapılıyor havası estiriliyor. Genelde insanlar büyük hırslara psikopatlık derecesinde vahşete yabancıdır inanmak istemez. Ama Hiroşimaya bomba atanlar,Ebu Garipte hayvanlar gibi işkence yapanlar , Afganistan’da, Somali’de, Sudan’da masumları öldürenler ortada.

Yaşadıklarımız ve bu olanlar tesadüf mü ? Roosveltin dediği gibi: “Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şey önceden planlandığı için vuku buluyordur” Aslanları kuzulara yönettiriyorlar deney ipte yanılmak hiç denememekten daha iyidir hiç olmazsa denemiş oluruz düşüncesini bile düşüncelerden siliyorlar.Hür olmadığı halde kendisini hür sayanlar kadar köle yoktur.

Peygamber Efendimiz bir hadis i şerifinde : “Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hainlere güvenilecek. İnsanlardan şahitlik etmeleri istenmediği halde şahitlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler.” Uyarı hepimize! Kuklalar değişiyor uyanık olalım.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.