Site Rengi

DOLAR 8,0868
EURO 9,6881
ALTIN 451,02
BIST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
20°C
Sağanak Yağışlı
Per 14°C
Cum 16°C
Cts 13°C
Paz 16°C

Temel Meselelerimiz

REKLAM ALANI
12.09.2019
236
A+
A-

Ülkemizin ve halkımızın geldiğimiz durumda içinde bulunduğumuz hal ve gidişattan memnun olduğu söylenemez! Bu konuda herkesin bir fikri ve görüşü muhakkak vardır. Benim açımdan temel meselelerimiz üç başlıkta irdelenebilir.

1-EĞİTİMSİZLİK

ARA REKLAM ALANI

2-ÜRETİMSİZLİK

3-STANDARTSIZLIK

Şimdi sırası ile konularımızı irdeleyelim:

Eğitim talim ve terbiye bütünüdür. Eğitim tek başına bir ezberler manzumesi yada tek başına bir hayvan terbiyecisinin çeşitli zorlamalarla hayvanı terbiye etmesi olayı değildir. Her şeyden önce eğitim vatan millet ve din sevgisi şuuru verecek bu hususlara bağlılığı esas alacak ve eğitim alanlara bir manevi haz verecek düzeyde olmalıdır. Yoksa binlerce okul açmak ve her yıl müfredat değiştirerek sistemi yapboz tahtasına çevirmek eğitim değildir.

Son yüz elli yıllık eğitim sistemimize bir göz atalım. Bu büyük iş manzumesine hakim ana fikir ve plan sahibi olmadığımız görülecek yapılan uygulamanın Avrupa veya ABD eğitim sisteminden metotların bütün halinde muhasebe edemeden parça parça kopya kağıdı altında zapt edip mümkün olduğunca iyi kopya etmekten başka bir şey değildir.

Eğitim sistemimizi ve eğitimsizliği düzeltebilmek için sırası ile okutmayı genişletmeli okuma alışkanlıklarını geliştirmeliyiz velev ki çizgi romanla veya takvim yaprağıyla bile olsun.

Eğitimcilerimizi iyi eğitmeli her şeyden önce onlara gerekli itibar gösterilmeli saygıdeğer bir iş yaptıkları her vesile ile hatırlatılmalıdır. Şu ana öğretmenliği seçenler kahir ekseriyeti ile bu işi bir vatan millet meselesi gördüğü için değil devlet garantisinde temiz bir iş olduğu için seçmektedir ve KPSS sınavlarında devlete küserek bu işe başlamaktadır! Diğer bir çözmemiz gereken konu eğitim kitaplarının kifayetsizliğidir.

Devlet eli ile kitaplar bedava verilmekte ama eğiticiler bu kitapları her ne nedenle olursa olsun okutmamakta yardımcı kitaplar ile eğitim devam etmektedir ve her nasılsa hemen hemen her yıl kitap içeriği değişmekte eğitimde süreklilik akamete uğramaktadır.Diğer bir sorunumuzda ahlak ve disiplin sorunudur.Eğitimi yeni bina yaparak ve tecrübesiz öğretmenleri sisteme dahil ederek geçiştiren kafa ve de parasız eğitimden bile para alarak öğretmeni para toplayıcı muhasebe elemanı seviyesine indiren zihniyet tvlerde karaktersiz eğitim programları ve dizileri ile öğretmene saygıyı ortadan kaldırmış havai ve uçuk gençliğin gelişmesine vesile olmuştur.

Toplumda sigara içilmemesi yönünde telkinler mevcut iken öğrenci okula sigara paketi ile gelmekte bir beis görmez hale gelmiş öğrencinin üzerinin aranması ise hak ve hukuk sakızı çiğnenerek engellenmiş disiplin sanki hak ve hukuk ihlali diye sunulur hale gelmiştir. Eğitim hususundaki diğer bir sorunumuzda dil meselesidir. Kullanılan eğitim dili maalesef kopya tercüme olduğundan mıdır nedir çok basit ve günlük konuşma seviyesinde daha doğrusu seviyesizliğindedir.

Eğitimin bir dili olur, zor olur ama akılda kalır ve öğrenene bir şevk verir. Yeni okuma yazma öğrenene Ali Ata Bak nasıl bir şevk veriyorsa üniversite mezununa İstiklal marşımızı okurken izmihlal kelimesi bir heyecan veremiyorsa yada 100 yıl önceki mezar taşında yazanı okuyamayan bir üniversitelimiz var ise dil konusunda bir sıkıntımız var demektir.Bırakın üniversitede teknik bölüm okuyanları edebiyat bölümünde okuyanların bile bir çoğu Mehmet Akif Ersoy şiirlerini izah edemez!!!İşin doğrusu biz okuyarak cahil bırakılıyoruz!Onun içindir ki halk arasında bu kadar eşeklik ancak okumakla kaim olur ifadesi dolaşmaktadır.

Gelelim üretim meselesine en basitinden başlayayım artı bizim köylümüz bile yumurtasını bakkaldan alır hale gelmiştir! İhracat dediğimiz şeyin bile %80 i ithal malı ikamesidir! Değişik sebepler ile yıllardan beridir üretmek yerine bedava Marshall yardımlarına, ekmeme karşılığı Dünya Bankası kredilerine alıştırılmış ve ömrünü kahvede geçiren insanlar topluluğu haline getirilmişizdir. Köylü damında bir iki sığır bakmaktan bile uzaklaştırılmış bu ülkede var olan binlerce nimet ithal edilir hale gelmiştir. Bakın ülkemizde tarlasını ekmediği için dönüm başına para alanlar var, devlet olmanın gereği vatandaşının sağlık ihtiyaçlarını bedava karşılamalı iken yeşil kart dağıtıp milleti işsizliğe alıştırmak veya sigortasız çalışmaya teşvik etmek var! Üretmeyelim diye işverene ağır vergiler koymak var!

Çalışma ve emek kutsaldır buna rağmen ülkemizde çalışarak veya emek sarf ederek zengin olanlardan çok spekülatif kazançlardan yada komisyonlardan para kazanmak daha çok olduğu için daha doğrusu topçuluk ve popçuluk hakim kültür haline geldiği için toplum kısa yoldan köşe dönme arzu ve hevesine düçar duruma gelmiştir.

Kamu harcamaları genelde cari, yatırım ve transfer harcamaları olarak ayrılır ve transfer harcamalarının temel işlevi fırsat eşitliği sağlamaktır. Transfer harcamaları sosyal harcama sübvansiyon ve uzun vadeli borç olarak dağıtılır ve bu dağıtımda adilane olmadığı ve genelde de üretim amaçlı olmaktan çok sosyal projelere aktarıldığı için üretimsizlik had safhadadır. Maalesef sosyal projelerden avanta koparmak daha kolaydır onun için birileri ip atlayıp top oynama ve gezip görme gibi işlere daha çok para ayırmaktadır.

Bir ağacın yeraltındaki kökleri felsefe, gövdesi temel bilim dalları, mühendislik bilimleri, meyvesi ise teknolojidir. Maalesef üretimsizlik sebebi ve üretme adına temel felsefeye sahip olamamamızdan dolayı teknoloji üretemiyor teknolojiyi kullanmayı! başarı addediyoruz buda bizi üretimsizliğe sevk ediyor!
Gelelim 3.meselemize bu konu aslında çok daha uzun yazılabilir ve onu daha sonraki yazımda irdeleyeceğim. Yalnız şu kadar var ki dünyada ilk standartları yazan dedelerimize yakışmayacak bir standartsızlık içinde yüzüyor değişim, yenilik, ilericilik gibi laflar ile günü geçiştiriyoruz. Standartlarımız olmadığı için kavram karmaşası içinde boğuluyoruz.

Ramazan – ı Şerifiniz mübarek olsun.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.