Site Rengi

DOLAR 7,4294
EURO 8,9820
ALTIN 412,55
BIST 1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı
İstanbul
9°C
Yağışlı
Pts 9°C
Sal 10°C
Çar 12°C
Per 10°C

İslamafobi Bir Hobi Değildir

REKLAM ALANI
12.09.2019
328
A+
A-

İslamofobi kelimesi “İslam” ve Yunanca “phobos” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. İslamofobi kelimesi İslam’a karşı kötü zan beslemek, önyargılı olmak ve Müslümanlara karşı, ırkçı tutum içinde olmak olarak ifade edilebilir. İslamofobi kavramının geçmişi çok eskilere dayanmaz. Ancak İslam düşmanlığı İslam dininin ortaya çıkmasından itibaren var olan bir durumdur.

Batı tarih boyunca kendisinden olmayana “barbar” gözüyle bakmış ve ötekileştirmiştir. Batı için Asyalı olan herkes ikinci sınıf insandır. İslam tarihi öncesinde de Batı Persler ve Araplar için Barbar ifadesini kullanmıştır.

ARA REKLAM ALANI

Sürekli azalan Hristiyan nüfusuna karşılık artan Müslüman nüfusu Hristiyanların hâkimiyetlerini kaybetme korkusu yaşamalarına neden olmaktadır. Batılılar bu korku ve endişeyi “Eurabia” terimi ile ifade edilmektedirler. Eurabia, Avrupa’ya olan Müslüman göçleri ve Müslümanların artan doğum oranları nedeniyle birkaç nesil sonra Avrupa’da Müslümanların çoğunluğu ele geçirme ihtimali olarak tanımlanmaktadır.

Washington’da bulunan PEW Araştırma Merkezi’nin din merkezli dünyadaki nüfus artışını analiz ettiği “Küresel Müslüman Nüfusun Geleceği: 2030 Öngörüsü” raporunda “20 yıl sonra her dört kişiden biri Müslüman olacak” denilerek Hıristiyan dünyası uyarılmaktadır. Rapora göre; Avrupa’da 2010 yılında 44 milyon olan Müslüman nüfusun 2030 yılında 58 milyona çıkması beklenmektedir. Müslümanlar 2010 yılında Avrupa nüfusunun yüzde 6’sını oluştururken, 2030 yılında bu oranın yüzde 8’e ulaşması beklenmektedir. Müslümanlardaki nüfus artışının daha yüksek olduğu vurgulanan raporda, gelecekte Müslümanların Avrupa’daki toplam nüfusun yüzde 10’unu oluşturacağı söylenmektedir.

Time dergisinin 2010 yılında yaptığı bir ankette İslam karşıtlığının oluşmasında medyanın çok önemli etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu ankette Amerikalıların yüzde 62’si hayatlarında hiçbir Müslümanla da karşılaşmadıklarını ifade etmişlerdir. Fakat buna rağmen medya kullanılarak İslam hakkında asılsız iddialar ortaya atılmakta, İslam’ın şiddeti teşvik ettiği gibi korku ve dehşet senaryoları çizilerek İslamofobi’nin artmasına sebep olunmaktadır.

Özellikle sinema sektörü İslam düşmanlığının oluşmasında oldukça etkin bir şekilde kullanılmaktadır. 80 ve 90’lı yıllarda çekilen “Iron Eagle”, “True Lies” ve “The Siege” gibi pahalı Hollywood filmlerinde Müslüman teröristlerin Amerika’ya saldırıları işlenerek insanların bilinçaltına Müslümanların terörist olduğu mesajı yüklenmektedir.

İfade özgürlüğü noktasında kendini sürekli öven Danimarka’da 30 Eylül 2005’te yaşanan karikatür krizi tam bir İslam düşmanlığına örnektedir. Jyllands-Posten gazetesinde İslam Peygamberine yönelik hakaret içeren karikatürler Müslüman düşmanlığını arttırmıştır. Müslüman ülkelerin tüm itirazlarını basın özgürlüğüne sığınarak dikkate almayan Danimarka aynı gazetenin Hz. İsa hakkındaki hakaret içerikli karikatürlerini ise infiale sebep olur gerekçesi ile yayınlamaktan vaz geçmiştir.

Michigan Üniversitesinden Prof. Juan Cole’e göre Amerika’da sağcı gruplar İslam korkusunu yaymak için yoğun şekilde çalışmaktadırlar. Cole, özellikle orta-batı eyaletlerindeki küçük kasabalarda tüm Müslümanların potansiyel katiller olduğu yalanına inanıldığını ve İslam karşıtı söylemlerin yayılmasına çaba gösteren topluluklara yılda 40 milyon dolar aktarıldığını ifade etmiştir.

Müslümanların özellikle Hristiyan ülkelerde ciddi ayrımcılığa tanı tutulduğu ve her geçen gün İslam dini mensuplarına karşı olumsuz tutum ve davranışların arttığı görülmektedir. Washington Post/ABC News’in Ekim 2001’de yaptığı ankette Amerikalıların yüzde 39’unun İslam hakkında olumsuz görüşlere sahip olduğu çıkmıştır. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra yapılan ankette bu oran yüzde 46’ya çıkmış, 2010 yılında yapılan ankette ise katılımcıların yüzde 49’unun İslam dini hakkında olumsuz görüşlere sahipti.

Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Merkezi (EUMC) tarafından hazırlanan raporda ise Avrupa’da Müslüman olmanın her geçen gün daha da zorlaştığı anlaşılmaktadır. Örneğin Avrupa Birliği üye devletlerde Müslüman işsiz oranları daha yüksektir. Britanya’da Müslümanların işsizlik oranları, hem kadın hem erkekler için, diğer dinlere mensup olanlardan fazladır. İrlanda’da 2002 nüfus sayımı, yüzde 4 olan ulusal işsizlik oranına karşın Müslümanların yüzde 11’inin işsiz olduğunu ortaya koymuştur.

İşsizliğin nedenini anlamak için ise 2004 yılında İngiltere’de yapımcılığını BBC’nin üstlendiği bir radyo programına bakabiliriz. İngiliz, Afrikalı veya Müslüman kökenleri çağrıştıran isimlere sahip 6 sahte adayın 50 şirkete iş başvurusunda bulunduğu bir deney gerçekleştirdi. İngiliz isimli adayların görüşmeye davet edilme oranı yüzde 25 ve Afrikalılarınki yüzde 13 olurken, en başarısızlar yüzde 9 ile Müslüman isimliler olmuştur.

Hâsılı, İslamofobi veya İslam, Müslüman düşmanlığı bir hobi değildir. İslamofobi’nin altında dini, siyasi, iktisadi, kültürel, psikolojik gibi birçok neden vardır. Tarih bir ayna gibi her şeyin aslına rücu ettiğini bize göstermesi kaçınılmazdır.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.