Site Rengi

DOLAR 13,6736
EURO 15,5065
ALTIN 776,24
BIST 1.880
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cum 18°C
Cts 15°C
Paz 15°C
Pts 17°C

İktisat Açısından Günümüz Olayları

REKLAM ALANI
12.09.2019
280
A+
A-

Günümüzde insanların en önemli sorunlarının başında ekonomi ilminin konusunu kapsayan işsizlik ve hayat pahalılığı konuları gelmektedir.

EKONOMİ: Sonsuz olan insan ihtiyaçlarına tabiatta bulunan kıt kaynaklar ile karşılık bulma ilmidir. OİKİA: Ev, NOMOS: Kural demek olan Yunanca iki kelimenin birleşimi olup ev yönetimi demektir.
Unutmayalım ki ülkede büyük bir evdir! Halkımız arasında ekonomi bir bilim dalı olarak pek yer tutmaz onun yerine pek kullanmasalar da anlam itibari ile iktisat kelimesi daha çok anlam ifade eder.

ARA REKLAM ALANI

İKTİSAT: Sözlükte tutumlu olma, tasarruf, biriktirme, arttırma, aşırılıklardan uzak durma, orta yolda olma, itidal üzere olma, uygun davranış ve hareket, ekonomik davranma mânâlarına gelen iktisat, dînimizin önemle üzerinde durduğu ve teşvik ettiği bir güzel davranış biçimidir, bir ahlâkî ve ekonomik güzelliktir. İktisat cömertliğe, sehâvete, hayra, ikrâma ters olmadığı gibi, cimrilik, pintilik ve mal tutkunluğu anlamlarında da değildir.

Gerek emperyalizmin tüketim çılgınlığına son vermek gerekse daha rahat yaşayabilmek için elimizdekiler ile yetinmeyi bilmeli üretmediğimizden çok tüketmemeliyiz.32 işten değil 32 dişten artar diye boşuna söylememiş atalarımız. Günümüzde en çok yanlış yatırım ve yanlış planlamadan kaynaklanan israflara rastlanmaktadır. Aşağıda bu konu ile ilgili bazı ayet ve hadislerle konuyu pekiştirmek isterim:

“Onlardan aşırılığa kaçmayan (iktisatlı, mutedil) bir zümre vardır; fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!” Mâide S. 66. Ayet
“İktisad eden, âile belâsı çekmez” Müsned, 1/447;
“Dünya hayatında insanların geçimliklerini biz taksim ettik. Bir kısmının diğer bir kısmını çalıştırması için kimini kimine derecelerle üstün kıldık” Zuhruf S. 32. Ayet
“Şüphesiz ki, rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan Allah’tır” Zariyat S.58.Ayet

Ekonomik göstergelerin iyi olması ya da çok zengin olmak doğruluk ve iyilik anlamları da taşımaz. Rabbim ilmi dileyene, rızkı istediğine verir. Bizler her halukarda çalışmak ve üretmek zorundayız faydalı olmak zorundayız.

Hz. Peygamber (s.a.s.) de, “Allah’a isyanına rağmen bir kulun kendisine dünyada sevdiği şeylerin verildiğini görmesi istidraçtır.” buyurmuş ve “Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında onlara her şeyin kapısını açtık (ekonomik bolluk verdik). Kendilerine verilenlere sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuzca kalakaldılar.” (En’âm, 6/44) âyetini okumuştur. (İbn Hanbel, Müsned, 4/145).

Bu genel girişten sonra ekonomi ilminin konularına bir göz atalım ve dünyada kendi kendine yetebilen ülkelerden biri iken, ahlaksal yozlaşmanın da başlıca sebeplerinden olan liberal ekonomik politikalar sonucu nasıl borçlandırıldığımız ve işsiz bırakıldığımızı anlamaya çalışalım.

EKONOMİNİN TEMEL KONULARI
1-ÜRETİM (İSTİHSAL) TİCARET (1milyon$)
2-DAĞITIM (İNKİSAM) SİYASET(1Milyar $)
3-TÜKETİM (İSTİHLAK) SAVAŞ(DAHA ÇOK MİLYAR$) konularında kafa yorar. Bu temel konular ekonomi konusunun problemini belirler. Ticaret siyaset,savaş denklemini kuran ve gerçek olmadığına şüphe olmayan bu dizilim bir çok iktisatçının günümüz olaylarını yorumlama biçimidir.Dağıtım ve tüketim olabilmesi için ise üretim şarttır!!!

ÜRETİM 4 ŞEKİLDE OLUR

ŞEKİL DEĞİŞİKLİĞİ İLE (Kumaştan Elbise yapmak)

ZAMAN DEĞİŞİKLİĞİ İLE (Maldan kıt zamanda daha çok fayda sağlayarak)

MEKÂN DEĞİŞİKLİĞİ (Bol yerden kıt yere malı taşıyarak)

MÜLKİYET DEĞİŞİKLİĞİ (Daha fazla ihtiyaç duyana satarak)

Görüleceği üzere tüketim bile bir üretim şeklidir(4.madde)! Üretim kadar tüketim de önemlidir. Bunu nereden mi çıkartıyorum en basit ekonomi formüllerinden biri olan GSMH hesabı basitçe şöyledir. GSMH=C+I+G+(E-M) burada C=Tüketim, I=Yatırım,G=Kamu Hizmeti,E=İthalat,M=İhracat.İşte bu tür formüller tüketerek geliştiğimizi varsayıyor, Milli Gelir hesabına ücret+rant+kar+faizi ekliyor olmayan paralarla ve olmayan karlar ile gelirimizi arttırıyoruz.Oysa reelde ülkemizin en büyük ekonomi sorunu üretmeden tüketmesidir.

Ülkemizde 130 milyon civarında cep telefonu vardır ve maalesef yerli üretim yok denecek kadar azdır. Yine görülecektir ki gelişmiş ülkelerde bu kadar çok cep telefonu kullanılmaz hatta toplum içinde cep telefonu ile konuşmak hoş görülmez.

Biz de ise son model telefonlar kariyer göstergesi olmaktan çıkıp çoluk çocuğun elinde bile arz -ı endam etmektedir. Bunun benzeri bir tüketim çılgınlığı Özal’lı yıllarda olmuştu elektrik ve telefonun genel kullanımının artması ile güzel ülkem televizyon ve telefon makinesi çöplüğüne dönmüştü.

Yine üretmemiş ithal etmiştik. Şimdi yine bol bol laptop ve bilgisayar bedavaya! dağıtılıyor ve ülkem insanı bilgisayarı chat yapmak ve oyun oynamak haricinde kullanamıyor.

etkililer ise öğretmenlere bile bilgisayar öğretecek kurslar açmak yerine birilerinin elinde kalan malların eritilmesi pahasına taksitli bilgisayar pazarlamasını yapıyor.
Bunların anlam kazanması için üretim faktörlerine de bir göz atmak lazım:

ÜRETİM FAKTÖRLERİ
1. EMEK(İŞ GÜCÜ): Geliri ücrettir.
2.TABİAT (TOPRAK;GÜNEŞ;RÜZGAR….VB) :Geliri ranttır
3.SERMAYE (MAKİNA; TEÇHİZAT; ALET MALZEME; PARA) : İnsan yapımı olan tek üretim faktörüdür. Ülkelerin gelişmişlik ölçümünde en önemli unsurdur-Para, finans kapitali(sermaye) sayılır ve ancak sermaye malları satın alındığında üretim faktörü olur. Geliri faizdir Bu arada faiz iki aynı malı vadeli olarak değiştirmek daha açık ifadesi ile paradan para kazanmak yani borçtan para kazanmaktır!

4.GİRİŞİMCİ(MÜTEŞEBBİS) Kimilerince dördüncü üretim faktörü kabul edilirken kimi ekonomistler girişimciyi emek kapsamında görür. Geliri kardır.

Ülkemizde emek, tabiat ve girişimci oldukça yeteri sayıda vardır. Makine teçhizat yönünden ise 1940lardan beri yerli üretime önem verilmemiş siyasi olarak dışa bağımlı bir iktisat politikası izlenmiştir. Bunun sebebi ise ülkemiz üzerinde daha Osmanlının son dönemlerinden itibaren uluslar arası derin dünya devletinin işsiz bırak, borçlandır, aç bırak tezleri ile kandırılmakta bağımsızlığın temel ayağı maneviyat, ilim, üretim ve savunma tezlerinin ve gücünün olmaması sebebi ile kalkınma için gerekli
1-Teknik Altyapı
2-İktisadi Sistem
3-Siyasi Sistem
4-Toplumsal Motivasyonu kuramamaktadır.

Toplumsal Motivasyonun kurulabilmesi için yöneticilerin oldukça şeffaf ve katılımcı olması sağlanmalı millet yalan yanlış rakamlarla uyutulmamalı istikrar balonunun söneceği hatırlanmalıdır. Bu konuda matematiksel bir fıkra ile rakamların nasıl aldatmaca amaçlı kullanıldığına bir bakalım.3 arkadaş 10ar lira katıp 30 liraya bir radyo almaya giderler radyoyu paket yapıp veren satıcı 3 arkadaş dükkândan uzaklaşmadan radyonun 25 lira olduğunu hatırlar ve çırağından 5 lirayı gönderir.

Çırakta çok kurnazdır bunlar 5 lirayı bölemezler der ve 2 lirayı cebine atar. 1 er lira geri alan arkadaşlar radyoyu 9 liraya almış olurlar! 3 kere 9 27 yapar 2 lirada çıraktadır eder 29 lira peki 1 lira nerededir!!! Bu tür rakam oyunları ile ekonomiyi canlandırdıklarını zannedip EAS 95 sistemine geçerek endeksleri değiştirenler teknik altyapıyı da kuramaz, iktisadi sistemi de rayına oturtamaz siyasi sitemi de başarılı yürütemez.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.