Site Rengi

DOLAR 13,6736
EURO 15,5065
ALTIN 776,24
BIST 1.880
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cum 18°C
Cts 15°C
Paz 15°C
Pts 17°C

Gençlik rüzgârı

REKLAM ALANI
16.09.2019
301
A+
A-

“Bir genç, yüz üstü yattığı yataktan başını hafifçe kaldırarak, yüzünü sağa sola çevirmeden serin ve sert olan ilaçlı havayı kokladı. Ellerini yatakta biraz gezdirdi ve nerede yattığını anlamak için gözlerini yavaşça açtı, hastanede olduğunu anlayınca gözlerini tekrar kapattı. Çünkü göreceklerinden korkuyordu. Ellerini kaldırıp şişmiş gözünü ovmak istedi ama elinin altındaki şişliği fark etti ve ağrıyan gözünün üstünden hızla elini çekti.

Yüzünü tekrar yatağa çevirip saklamaya çalışsa da hemşire ve doktor, gencin gözaltındaki kemiğin kırık olduğunu, sağlığı ile ilgili bilgileri yanında bulunan polislere verdiler. Oda da bulunan polislerden biri gencin koluna kelepçeyi takarak hastaneden çıkardı.”

ARA REKLAM ALANI

Siz hiç kendinizde ve çevrenizde olanları gözlemlediniz mi? Bu olayı bir hastanede tesadüfen izledim ve o genç için üzüldüm. Çünkü kendini nasıl koruyacağını bilmiyordu. Belki de tek düşündüğü, “ben, suç ve ölüm!” Onun beyninde değişimin başladığı an hayatının tehlikede olduğu ve bundan kaçabilmek için yapacağı hiçbir şeyin olmamasıdır.

Çoğumuz “suç işlemiş cezasını çeksin!” deriz. Gözlerinizin önünde olan bir katliamda kurtaramadığınız çocuklarınız gibi çaresizlik hissi, elle dokunulamayacak kadar somut olsa gerekir. Oysa başarılı ya da suç işleyen gençler toplumun çocuklarıdır.

Bu kilide uymayan anahtar sözcük, “kontrol edilemeyendir” Çünkü kontrol edilemeyen her türlü stres sizde de, aynı biyolojik etkiyi yapar. Doğa bir denge üzerinde kurulmuştur ve insan, biyolojik, psikolojik sosyal farklılıklarıyla bu dengede gelişir. Böylece başarılı çocuklardan hepimiz gurur duyarız. Hâlbuki suç işleyenlere ya da çaresiz kalanlara da en az onlar kadar üzülmeliyiz.

Sosyal yaşam insanın var oluşunun vazgeçilmez bir öğesi olduğundan sosyalleşmek, her alan da yaşamımıza katkıda bulunur ve çocuklarımızı anlamak, onlara güvenmek, kimliklerini bulmalarına yardımcı olmak, boş olan sevgi depolarını doldurmakla olur. Yani gençlerimizle nasıl bir iletişim içinde olduğumuzun sonucu, onların bu toplumdaki yerinin belirlenmesini belirler.

Gençler belli şeyler yaptıklarında anne-baba olarak tepki göstermiş olabilirsiniz. Sizin bu tepkiniz gençlerin duygusal gereksinmelerine yol açar. İşte bu gereksinmeleri gidermek için ailesine yaklaşır. Bu davranışı aslında onun duygusal arzularıyla güdüleniyordur.
Ne yazık ki, boşanmalar arttıkça faturalar çocuklara yükleniyor. Sonra onların içlerinde acı ve elem dolu bencilce bir sevgi oluşuyor. Toplumda anneliği ve babalığı kendi araştırmalarıyla öğreniyorlar. Burada da şu ortaya çıkıyor. Gençlerimizin iyi eğitilmesi asla tesadüflere bırakılmamalıdır.
İnsan çocukken anne ve babasına, delikanlıyken yaşıtlarına, yetişkinken yaşına uygun topluluklara, yaşlandığında emekliler topluğunu gider. Eğer sevgisiz yalnız bırakılmışsa bir boşluk içindedir. Suçu da işte bu boşlukta işler. William Faulkner Yaban Palmiyeleri adlı yapıtında şöyle der. “Acı ve boşluk arasında bir seçim yapmam istenirse, ben acıyı seçerdim.”
Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Türkan Saylan’ı anmadan geçemeyeceğim. Sadece bilim kadını değil, son derece sosyal iz bırakan bilim insanıydı. ÇYDD’nin kurucusu, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları ve bilim dünyasına 444’den fazla eser bırakmıştır. Hekimliğini, entelektüel yapısını, aydın kişiliğini, paylaşımcı insan olmasını anlattı sevenleri. Hastalığından dolayı acı çekse de, yaşamında asla boşluk bırakmayan insanı saygı ve rahmetle anıyorum.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.