Site Rengi

DOLAR 8,1550
EURO 9,7089
ALTIN 457,33
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Pts 13°C
Sal 15°C
Çar 18°C
Per 14°C

Varlık mı Darlık mı

REKLAM ALANI
13.09.2019
260
A+
A-

Evet, hayır hengâmesinde “Varlık Fonu” adı ile adına uymasa da yeni bir fonlama ile karşı karşıya kaldık. Varlık fonu adına uygun olmaması hasebi ile Varlık Vergisini anımsatmaktadır!

11 Kasım 1942 yılında yürürlüğe giren Varlık vergisi “olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilemek” olarak sunulmuş, gâvurların haksız elde ettiklerini geri almak diye lanse edilmiş, dış baskılar yüzünden 1944 te vazgeçilmiş ama Anadolu halkına uzun yıllar eşeğini babası diye saklatacak ekonomik baskılara neden olacak kadar kötü ekonomi yöntemlerini saklamak için geliştirilmiş bir ekonomik argümandı!

ARA REKLAM ALANI

“O dönemlerde halkın sorunlarını çözmekten uzak hükümetlerin uyguladığı ekonomi politikaları ve savaşın yarattığı olumsuz konjonktürle birlikte politikalar tamamen tıkanmıştı. Siyasi iktidarı elinde tutanlar, zenginleşmenin ve zenginliği dağıtmanın dümenini de ellerinde bulunduruyorlardı.

Üst bürokrasi ile burjuva sınıfı ve eşrafın ittifakı; servet sahibi olan sınıflara yeni servetler katarken her kesimden yeni zenginler de türemekte idi.

Yakup Kadri bu durumu şöyle anlatmaktadır: “ Zeytinyağı piyasasını tekeline alan bakan mı istersiniz, karaborsacıları koruyan vali, genel müdür ve saire mi istersiniz, o devirde bunların her köşe başında size sırıttıklarını görebilirdiniz… Etraf ise, bunların işbirlikçileri olan “sırtlarını devlet nüfuzuna ya da nüfuzlu politikacılara dayayarak halkı haraca kesen, tekelcilerden, karaborsacılardan geçilmiyordu.”

Savaş yılları ve ekonominin kötü yönetilmesi halkın geniş kesimlerinin hayatlarını doğrudan ilgilendiren; yoksulluk, pahalılık, enflasyon, karaborsa ve vurgunculuk toplumsal bir felaket halini almıştı. Büyük şehirlerde ekmeğin karne ile dağıtıldığı ve yoksulluğun bu denli yaygınlaştığı günlerde servetlerinin kaynağı savaş vurguncusu olan bir kesim giderek daha çok göze batmaya başlamıştı.”

Bazı şeyler göze batmaya başlayınca birileri gerçek gündem yerine yapay gündemlerin ve kolaycılığın peşine düşmüştü. Bunları yaparken de “Biz ne Adam Smith’in talebesi ne de Karl Mark’ın çırağıyız. Biz sadece içtimai dini halkçılık ve iktisadi mezhebi devletçilik olan siyasi bir fırkanın çocuklarıyız” demek suretiyle savunmuşlardı.

Şimdi değişen şey, toplumlar kıtlık ile terbiye edilmek yerine üretmedikleri şeyleri tüketmek ve bunun için tüm değerlerini heba etmekle terbiye edilmektedir! Yoksulluk, pahalılık, saklansa da enflasyon varlığını devam ettirmekte karaborsa yerini işsizliğe, vurgunculuk da köşe dönücülüğe devretmiş gözükmektedir!

“Her büyük servetin arkasında bir suç yatar.” Balzac

Varlık fonu iktisadi olarak bütçe fazlası olduğu durumlarda kullanılan ekonomik bir araçtır. Ülkemizde ise bütçe fazlası olmadığı hepimizce aşikârdır. 2017 bütçesinde gelirimiz 598 milyar TL, gider 645 milyar TL ve 47 Milyar TL açık var. 2017 bütçesinde 66,2 milyar TL yatırım var iken 57,5 milyar TL faiz ödemesi var. Faiz ödemesi borcun çokluğuna delildir. 2016 ikinci çeyreğinde borcumuz 742,6 milyar TL olmuştur.

Ülkemizde bu fonun kuruluş amacı Sayın Cumhurbaşkanının beyanlarından da anlaşılacağı üzere tulumbanın suyunun bitmesinden kaynaklanmaktadır!

Tulumbanın suyu neden bitti, nasıl bitti diye sorsam cevap alamayacağımı bildiğim için sormuyorum! Sorumsuz sorumluluk ve uyarılara rağmen yanlış yapıp başkalarının yanlışları ile suçlardan kurtluma anlayışını ve algısını yerleştirenlere bir şey sormak anlamsızdır!

Varlık Fonu ismi ile müsemma olmadığı gibi devlet adına iş yapıyormuş havasına rağmen, her türlü denetimden uzak ve yöneticilerine devlet namına bir şey sorulamayacak bir yapı olduğu gibi Varlık Fonu yönetiminin fonun, dünyanın tanıdığı önemli kişileri içeren danışma kurulu oluşturacağı öğrenildi. Buna bağlı olarak hangi alt fonlar olacak orası da muallaktadır!

Danışma kurulu ise çok çarpıcı isimlerden oluşacak. Başta ABD eski başkanları Barack Obama ve Bill Clinton ile Coca Cola’nın eski CEO’su (Halen Yönetim Kurulu Başkanı) Muhtar Kent gibi isimlerle iletişime geçildiği ifade edildi. Fonun bu önemli isimlerle bağlantıya geçilmesi için dünyaca ünlü üst düzey insan kaynakları danışmanlığı veren şirket Egon Zehnder ile anlaşma sağladığı ve şirketin danışma kurulu oluşturulması için çalışmaya başladığı kaydedildi.

Bu haberler bile durumun vahametini göstermekte dolar ve faiz sarmalı karşısında çaresiz kalanların kimlerin eline düştüğünü iyice göstermektedir.

Varlık Fonunu Erbakan hocanın Kamu Tek (Havuz Sistemi)’ ne benzeterek işin vahametini saklamaya çalışanlar da biliyor ki; Havuz Sistemi gereksiz borçlanmayı engellemek kamunun birikimlerini akıllıca kullanmak içindi. Varlık Fonu ise kamunun birikimlerini sıcak para girişi için ve sözüm ona kredi ile iş yapacak üç beş yandaşın kredisini garantiye almak için çıkartılmaktadır!

Söylediklerim zan mı, hayır değil, adamlar açık açık 3. Havalimanı, Kanal İstanbul, otoyollar, nükleer santral için kullanılacağını söylüyor. Hani bunun kredisini yapanlar bulacaktı? Millet olarak biz buluyor isek sözleşmelerin şartları neden değişmiyor ya da değişecek mi?

Varlık dedikleri aslında darlık,

Bu işin arkası oldukça karanlık,

Denetimler ortadan kalktıkça,

Etrafımızı saracaktır azgınlık…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.