Travma mı,Çağdaşlaşma mı?

MOBİL REKLAM ALANI
12.09.2019
345
A+
A-

AKP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Mir Dengi Fırat geçtiğimiz günlerde “Atatürk devrimleri toplumda travma yarattı. Bir gecede kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istendi. Dini yaşama biçimleri ortadan kaldırıldı.” Şeklindeki demeci ülkemizde herkesi adeta şoke etti.

Aslında verdiği bu demeçle Atatürk devrimlerinin Türk toplumuna fayda değil zarar verdiğini ve toplumumuzu dilinden dininden uzaklaştırdığını kastetti.

ARA REKLAM ALANI

Halbuki Atatürk devrimleri, Türk toplumunu çağdaş bir toplum olmaya yönelten devrimlerdir. Eğer Türk toplumunun çağdaşlaşması ve modern toplumlar içinde saygın yerini almasını travma olarak adlandırması, Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat’ın travmanın ya anlamını bilmiyor veya bilerek saptırıyor demektir.

Atatürk, Avrupa’nın hasta adam dediği bir toplumdan, dipdiri ve modern bir toplum ortaya çıkarmıştır. Türk ulusunu, mutlak yönetilen olmaktan kurtarıp ülke yönetiminde söz sahibi olan bir toplum haline getirmeyi başarmıştır. Yaptığı devrimlerle Türk toplumunun bu günkü çağdaş dünyada saygın yerini almasını sağlamıştır.

Sayın Dengir, bir gecede “kıyafetlerini dillerini değiştirmeleri istenmiştir.” diyor. O dönemin toplum yaşantısını biraz incelediğimizde her cemaatin, her tarikatın mensuplarının ayrı ayrı kıyafetler içinde bulunduğunu ve bunun da toplumda bölünmelere yol açtığını görmekteyiz.

Toplumda birlik ve beraberliği sağlamak amacına yönelik olan ve çağdaş toplumlar arasında gerçek yerimizi almamıza yarayan kıyafet devrimi toplumu travmaya değil, aksine çağdaşlığa ve birlikteliğe götüren bir harekettir.

Yine o dönemin dil yapısını incelediğimizde toplumda yönetenin, yönetilence anlaşılamadığı bir dil ikilemi olduğunu görüyoruz. Yani yöneten olarak sarayın ve yöneticilerin konuştuğu dil Osmanlıca iken, halkın anlamadığı halktan kopuk, Arapça; Farsça karışımı içinde çok az Türkçe kelime bulunan çok ağır bir dil idi.

Halk bu dili anlamıyordu. İşte Atatürk dil devrimi ile yönetilenin yöneteni anlamasını ve onun yanlışlarını gerektiğinde kendisine söylemesini sağlamıştır.

Halkın birbirini anlaması, yönetenle yönetilenin aynı dili konuşup birbirlerini anlamaları acaba bir travma mıdır yoksa çağdaşlaşma mıdır? Türk toplumunun yararına mıdır yoksa zararına mıdır?

Sayın Dengir’e göre Atatürk, devrimleri ile Türk toplumunun dini yaşam biçimini değiştirmiş. Şeyhlerin yönettiği bir toplumdan, bazı kişi ve grupların menfaatini korumak, Türk toplumunu sömürmek için din diye topluma yutturulan hurafelerden toplumu kurtarıp gerçek İslamiyet’in yaşanmasını sağlamak, acaba toplumun yararına mıdır yoksa zararına mıdır?

Eğer Türk toplumunun çağdaş bir toplum olması çekilemiyor ve güdülen bir sürü haline getirilmek isteniliyorsa ki, hiç kimse boşuna heveslenilmesin.Çünkü toplumumuz o dönemleri çoktan aşmıştır. Toplumumuz, Atatürk devrimleri ile dünya milletleri arasında aldığı çağdaş ortamdan memnundur. Bugün Türkiye de bu çağdaş ortamdan sayın Dengir Mir Mehmet Fırat dahil, herkes istediği gibi yararlanmaktadır. Unutulmasın ki, İslamiyet’i de, çağdaşlığı’ da en iyi, en güzel şekilde uygulayan ve yaşayan Türk toplumudur. Eminim ki, dünya durdukça da bu böyle de olacaktır. Atatürk devrimlerinin sağladığı çağdaş çizgiden hiçbir güç Türk toplumunu asla geri çeviremeyeceği muhakkaktır. Saygılarımla.

MOBİL REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.