Site Rengi

DOLAR 8,2869
EURO 10,0108
ALTIN 484,42
BIST 1.428
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Az Bulutlu
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 21°C
Pts 20°C
Sal 20°C

Modern İnsan Değer Üretemz

REKLAM ALANI
13.09.2019
331
A+
A-

Gerekli tarifler yapılmadığı, bilim ve tekniğin ne anlam ifade ettiği anlaşılmadığı için günümüz insanları insanlığın seyrini iyi anlayamamakta, medeniyetin mihenk taşlarını iyi okuyamamaktadır.

Modernite bir mekanizmadır! Bu mekanizma; ekonomik ilişkiler üzerine kurulu, sevgi ve saygı güce endeksli, varlık sebebini bilmeden, kuru bilgiler ile anlamsız ilişkiler yumağıdır. Mekanizmalar ise değer üretmez, hikmet nedir bilmez!

ARA REKLAM ALANI

Günümüz insanları teknolojik ilerlemenin getirdiği kolaylıklar ile aslında üretimden düşmekte, teknolojinin hızı ile insan olarak yorulmakta ve gereksiz strese girmektedir!

Saban denilen alet toprağı işleyen ilk insanlardan bugüne kadar gelebilmiş, insanlığın seyrine ortak olmuş bir alettir! Günümüzde sabanın ne olduğunu bilmeden, insanlık adına her şeyi bildiğini zanneden, okuryazar cahiller türemiştir.

Merhum Cemil Meriç’ in: “Önce kaybolan hafızamızı yeniden inşa etmek zorundayız. Kimiz, neyiz, nasıl bir tarihin çocuklarıyız demesinden de daha bir şuur ile biz kimiz, neden bu dünyadayız, sorusunu sormalıyız. Pir Sultan Abdalın dediği gibi: “Bize kalmayacak bir dünya için, bize kalacak günahlar biriktiriyoruz.” un cevabını kendi kendimize, kendimizi kandırmadan verebilmeliyiz.

“Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.” KIYAME SURESİ 20-21. Ayetlerinin uyarısın da bu cevabı verebilmeliyiz.

İnsanlık tarihi boyunca amaçlar değişmemiş, araçlar ve araçların şekilleri değişmiştir!

“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.”Hadid Suresi 20. Ayet

Modern çağ diye tanımlanan ve günümüz insanlarının birçoğunun bundan haberi olmadığı bu zaman diliminde, tüketim çılgınlığına bulaştıkça artan bir şekilde, her şeyden haberimiz varmış, her şeyi biliyormuşuz, her şeyi yapabilirmişiz edası ile ahkâmlar kesiyor veya saçmalıyoruz.

Doğadan koptukça hilkatimizden, yaradılış gayemizden uzaklaşıyoruz! Moderniteye bulaştıkça tüketiyoruz. En başta da adalet, hak, ehil olma, liyakat, emek, iyilik, doğruluk, erdem ve ahlaka dair ne varsa tüketiyoruz.

Oysa ehliyet ve liyakat açısından bizden önceki insanlar daha ehil ve layık insanlar tarafından yönetiliyordu! Amacım saltanat, krallık ve geçmiş rejimleri övmek değil. O zamanın yönetim şekillerinde başa geçenler en azından toplumun daha önünde idiler; daha iyi eğitiliyor, daha iyi kılıç kullanıyor, toprakların sahibi olarak topraklar elinden gitmesin diye yeri geldiğinde en önde savaşıyorlar idi. Çoluk çocuk başa geçse bile bunun için sistemleri vardı, hazırdı ve bir şekilde işliyordu!

Zamanımız da öyle mi! Gerçek demokrasininin bile reddiyeler dizeceği demokratik yönetimlerde, çoğunluk veya kendi kendini yönetme kandırmacaları ile nerede çapsız, etik anlayışı kendi hazlarına dayalı, toplumun sıradanları, çoğunlukla güç odaklarının kuklaları, toplumları yönetmeye başladı.

Olmadan, her şeye sahip olanlar, insan ı kâmil olmak için çaba sarf etmeyenler, sahip oldukları basit kazanımlara dönüşenler, mutlu olamayacaklardır. Gülecekler, aksırıp tıksırıncaya kadar yiyecekler, tükettikçe tükeneceklerdir.

Seneca’nın yüzyıllar öncesinde söylediği:” Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler ancak suyun akışına kapılırlar.”

Modernite gaye olarak insanın insanlığını kaybederek kazanmasını öngörmekte, tüketim mekanizmasında savrulması ve rüzgarlar ile yükselip düşerek saman çöpü olduğunu unutmasını istemektedir. Bizim kadim medeniyet gayemiz ise, insanı fıtratı gereği olan, insan ı kâmil olarak kalmasını sağlamaktır.

Değer üretmek ve değerleri korumak insanlık vasfını kâmil sıfatı ile taşıyanların işidir. Modernite ise değer üretmekten çok tüketmenin adıdır.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.