Site Rengi

DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
ALTIN 411,42
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı
İstanbul
9°C
Yağışlı
Pts 9°C
Sal 14°C
Çar 14°C
Per 9°C

Zayıf yönü bilmek

REKLAM ALANI
16.09.2019
277
A+
A-

“Kış mevsiminin son günleriydi. Üstünde ince bir ceket ile eski bir atkı bulunan yaşlı adam, parktaki bir bankta oturuyordu. Öfke dolu bir genç, parkın havuzuna sertçe taşlar atıyordu. Sonra bu taşlar uzakta havlayan köpeklere, yöneldi. Yaşlı adam oturduğu yerden yarım saate yakın dikkatle olayı seyretti.

Gencin sırtında kalın bir mont ve başında bir şapka vardı. İyi giyimli biriydi. Adam “ hey” diye seslendi. Adama bakmak için yüzünü döndü. Kavgacı bir ifade takınıp, “sana ne! Be? dedi. Sonra kararlı adımlarıyla adama doğru yürümeye başladı. Gencin en ufak saldırgan hali, adamı yuvarlayabilirdi. Adam ise iyi kalpli bir insan ifadesiyle, gencin yüzüne dikkatli bakıp;

ARA REKLAM ALANI

—Biliyor mu sun? İyi bir cirit atma sporcusu olabilirdin. (Genç halen daha aynı öfkedeydi.) — Sana ne ?” dedi.
Yaşlı adam;
—Eskiden ben cirit sporcusuydum. (gencin kol kaslarına dokundu) Ah şimdi nerede senin gibi kaslar!
Dinlemekte olan gencin yüzü, yumuşamaya başladı.
—İyi oynamadığımı düşünüp, beni takımdan çıkardılar. dedi.
—Nasıl olur? Kasların çok güçlü!

Adamın yanına yavaşça oturdu. Gencin elleri, adamın dizlerindeydi. Konuşma uzayıp gideceğe benziyordu.”

Bu örnekte olduğu gibi; bir alış veriş merkezinde, sokakta, her yerde bir yabancıya yardım etme davranışı sergileyen insanlara rastlamamız mümkün.

Neden bazı insanlar yardım etmeye, diğer insanlardan daha eğilimli?
Yanıtını isterseniz ben vereyim. Yaşlı adamın yaptığı, parlak duygusal zekanın işidir. Bu davranışlar, olumlu bir duygunun sıcaklığı ile ortaya çıkar. İyilik yapmak, iyi hissetmeye devam etmemizi sağlar. Yani özgeci davranma isteğini arttırır. Yalnız dikkat etmemiz gereken durum, hiçbir kişisel çıkar beklentisi olmamasıdır.

Çıkar söz konusu olursa, özgeci davranmış olmayız.
Ayrıca iyi hissetmenin önemli sınırları vardır. Var sayalın siz, iyi bir duygu durumuyla yardım ettiniz. Bu durum size zarar veriyorsa, o zaman özgeci davranış azalıyor demektir.

Bazen ise, iyi niyetli yardım severlik, her zaman yardımcı olmayabilir. Yardım edicem diye, yanlışlıkla zararda verebilirsiniz. Yani kaş yaparken, göz çıkarmaya benzer.
Dünyada, iyilik diye adlandırılan bir kılıfın içinde, neler görüyoruz yaşamımızda. Eminim söyleyeceğiniz çok şey vardır. Menfaatçi insanlara her yerde rastlamamız olası. Onları bu yardımlaşmanın dışında bırakalım. İşte o zaman, ard niyetsiz iyilik yapmaktan, kendinizi alıkoyamayız değil mi? Yaşlı adam, bunu nasıl başardı?

Kişinin zayıf yönünü bulup, derinlere yerleşmiş hassas noktalarını bilinçsizce uyararak. İçe yönelerek. Karşındakini rahatlamanın kapısı içe açılır; dışa değil. Yüreği açmak demek, sevgiye koşmak demektir.

O genç, kendinle içsel konuşma yaparken, köpeği taşlıyordu. İçsel diyalogunda, onu objektif biçimde değerlendirmediklerini düşünüyordu. Herkesin bir başkasına kızdığı zamanlar vardır. Gerçekten çoğu kişi, haftada birçok kez ile günde bir kaç kez arasında değişen sıklıkla, hiç değilse hafif ya da orta derecede kızgınlık yaşıyor.

Şimdi tersini düşünelim. Yaşlı adamda sinirli bir tavır sergileseydi, ne olurdu? Hiç tanımadığı gençten, fiziksel bir darbe de görebilirdi. Bu durum öfkeyi kusmaktır. Yatışmanın en kötü yollarından biridir.

Hayatta birilerine, adaletsizliğin giderilmesi için kim bilir kaç kere kızdınız. Bu davranışı her yaştaki, her seviyedeki insan yapar. Oysa bu hiddet patlamaları beyni iyice uyarır. Hatta daha çok öfkelendirir. Sizi kızdıran kişiye hiddet ya da bağırarak, öfkenin acısını çıkaramazsınız. Bu durum ruh halinizi iyice bozar. Davranışlarınızı dengelemek için, önce yatışıp, sonra yapıcı olmak gerekmez mi? Saldırgan insanlar kendilerini izole edilmiş hissederler.

Yaşlı adam, hiç tanımadığı genci ikinci cümlede yatıştırmayı başarmıştı. Çünkü; duygu, düşünce ve fiziksel tepki, üçgenini kontrol etmeyi çok iyi biliyordu. Kaçımız bu şekilde davranıyoruz acaba?

Adam, bir sürü madalyam var. dedi. Genç bir gün, onun madalyalarını görmek istediğini söyledi. İşte bu yaklaşım, yapıcı uzlaşmayı beraberinde götürmüştür.

İnsan ya sevgi ya da korku ve öfke nedeniyle hareket eder. Siz hangisini yaptınız bilemiyorum. Fakat o gencin yaşadığı acıda da, bir fırsat bir ders gizliydi. O dersi verecek olan ise, yaşlı adamdı. Önemli olan yetersizlik korkusunu yenebilmektir.

Hepimiz aile içinde, iş yaşamında, arkadaşlar arasında anlayışın eksikliğinden söz eder dururuz. Karşımızdakinin bizi anlamadığından…

Oysa düşünceler arasında, saf sezginin açtığı aralıklar da vardır. Bu aralıklar yaşlı adamın yaptığı gibi, duygu, düşünce ve fiziksel tepki üçgenini kontrol etmekle dolar. Herkes bu aralıkları doldurmak için, kendinden randevu alsa iyi olur. Acele edelim. Çünkü hayat, bu randevuya yetişemeyecek kadar kısa!…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.