DOLAR 7,7965
EURO 9,1236
ALTIN 472,51
BIST 1.130
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü
İstanbul
28°C
Gök Gürültülü
Çar 24°C
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 27°C

İyilik yapmak üzere

17.09.2019
301
A+
A-

Yaşamlarımızın değişik aşamalarındaki sevgi işaretleri vardır. Bu sevgi işaretleri çoğu zaman, birçok farklılık gösterir. Bağımlılık, ilgi, hoşnutluk, kaygı, sadakat, keder, yardım etmek, iyilik yapmak gibi. Bütün bunları yüreğimizdeki, hiç değişmeyen sevgiyle yaparız. O sevgi her şeye rağmen, insanların birbirleriyle bağ kurmasını sağlar. 

“Hiç unutamadığım bir kış günüydü. Mevsim apaçık kendini gösteriyordu. Herkes soğuktan üzerlerindeki kışlık kabanlarına, montlarına büzülerek sarılmış halde yürüyordu. Ben de işime gitmek için, Aksaray metrosundan indim. Kalabalığa karışarak, yeraltı geçidini kullanıp karşıya geçtim. Otobüse binmek için, Yusufpaşa durağına doğru yürümeye başladım. Yürürken, karşımda bana göre ters istikamete doğru yürüyen, eski püskü fakat temiz giysiler içinde, yaşlı bir yabancı dikkatimi çekti. Birkaç adım yürüdükten sonra, adımlarımı yavaşlatıp, arkamı dönerek o yaşlı adama baktım. Elindeki torbayı güçlükle taşıyordu. Arkası dönük olduğu için, kendisine baktığımı fark etmedi. Bir iki adım daha yürüdüm. İçimden bir ses, ‘o yabancıya yardım et’ diyordu. Tekrar durup, baktığım anda, adamın dizlerinin dermanı çözülmüş olmalı. Titreyip sendeleyerek yürüyen yaşlı adam, olduğu yere yığıldı. Hızlı adımlarla yanına gidip:

—Hasta mısın amca? Seni hastaneye götüreyim mi? dedim.

Güçlükle, “Açım” dedi. Umutsuz bakışlarını gördüğüm gözlerine baktım. Çevreden yardım isteyerek, yakındaki küçük bir lokantaya götürdük. Bir tas çorba ve çay içti. Başka bir şey daha yemek ister misin diye sormama rağmen, istemedi. Lokanta sahibine, onunla ilgilenmesini söyleyerek, hesabı ödeyip oradan ayrıldım.

Birkaç gün sonra küçük bir tezgâhta, eldiven ve çorap satarken gördüm. Bana, o günü hiç unutmayacağını söyledi. Bense unutması için, ona görünmemeye çalıştım. Oysa o bana, hiçbir zaman unutmayacağım, bir şey vermişti! Elimdekini verme şansını. Bir başkasının hiçbir şey vermediği bir durumda, birini besleme şansını. Ondan daha fazla şeye sahip olduğumu gösterdi. Rahmetli babam ve Allah şifalar versin annem, kapılarımızı her zaman açmamız gerektiğini öğretti bizlere.

Bir gün, çocuğum, ilkokul üçe gidiyordu. Bana kırtasiye malzemelerinden ikişer tane almamı söyledi. Bu istemeler uzun zaman devam edince; kızıma nedenini sordum. “Anne arkadaşımın babası işten çıkmış. Eksik malzemeyle okula gelince, çok utanıyor. Onun için alıyorum” dedi.
Yaşamımda buna benzeyen örneklerim çok. Eminim sizlerin de akıllarınızda, birçok örnek vardır. Doğru insanı bulup, doğru yerde, doğru zamanda kapılarımızı açmak ne kadar çok önemli değil mi?
Evsiz barksız, hasta, kimsesiz, fakir de olsa; her insan önemlidir. Yiyeceğe, giyeceğe, gülümsemeye, kendisiyle olumlu bir yakınlık kurulmasına gereksinme duyan insanlardır onlar.

“İyilik yapma kapasitesi, yaşama en derin anlamı veren bir özelliktir.” Sevginin ve iyiliğin gücüyle kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.