Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Asuman Dabak “Yüzsüz Adam”

17.09.2019
209
A+
A-

Asuman Dabak, ünlü tiyatro sanatçımızdır. “Yüzsüz Adam”la, adını yan yana yazmamı merak ediyorsanız lütfen yazımın devamını okuyun.

“Yıllar önce çalışkan bir adam, ailesini avantajlı bir iş olanağı sağlamak için Newyork’tan Avusturalya’ya götürdü. Adamın ailesinden biri, sirke trapez artisti olarak katılmak veya aktör olma tutkusu olan genç ve yakışıklı oğluydu. Bu genç adam bir sirk işi ya da sahne işi gelene kadar, kasabanın sınırında bir tersanede çalıştı. Bir gün işten çıkıp evine giderken, haydutlar tarafından saldırıya uğradı. Parasını vermemek için onlara karşı koydu.

Oysa haydutlar onu feci şekilde dövdüler. Botlarıyla yüzünü parçaladılar, tekmeler ve sopalarla acımasızca vücuduna vurdular. Sonra onu ölüme terk edip gittiler. Polislerde onu yolda uzanmış şekilde görünce önce öldüğünü sandılar. Zorlukla nefes aldığını fark eden bir polis, onu hemen acilen hastaneye kaldırdı. Acil bölümünde yatarken bir hemşire, korku içinde bu genç adamın uzun süre bir yüze sahip olamayacağını düşündü. Göz yuvaları parçalanmış, kafatası, bacakları, kolları, burnu dişleri kırılmış, çenesi hemen hemen kafasından ayrılmıştı. Yaşaması olanaksız olan bu adam bir yıl hastanede yattı. Vücudu iyileşmiş fakat yüzü bakılmayacak kadar çirkindi. Artık herkesin özenerek baktığı genç değildi.

Genç adam tekrar iş aramaya başladı. Bir işveren ona sirkte “yüzü olmayan adam” adında tuhaf bir şov önerdi. İşe başladığında herkes tarafından itiliyor, onunla kimse görüşmek istemiyordu. Genç adam intiharı düşündü. Olayın üzerinden beş yıl geçmişti. Teselli bulmak için kiliseye gider, bir kenara çömelip hıçkıra hıçkıra ağlardı. Rahip ağladığını gördü. Ona acıdı ve uzun uzun konuştu. Yaşamını tekrar kazanabilmesi için, elinden geleceğini yapacağını söyledi.

Oda Allah’a, hayatını bağışladığı için dua edip, beyin huzurunu sağlamasını istiyordu. Allah’ın katında iyi bir insan olması için sürekli kiliyse gidip dua ediyordu. Rahip Avustralya’da en iyi plastik cerrahla görüştü. Cerrah harika bir şey başardı. Genç adam mutluydu. Allah’a verdiği sözü yerine getirdi. Allaha şükretmeyi insanlara ve Allaha değer vermeyi asla unutmadı. Allah’ta onu güzel bir eş ve yedi çocuk kariyer için düşündüğü iş hayatında ki başarı ile ödüllendirdi.

En önemli noktaya geldik. Bu genç adam …………….Mel Gibson’du. Onun hayatı “Yüzsüz Adam” filminin prodüksiyonuna (yapımına) ilham oldu. O hepimizi kendine imrendirdi. Cesareti olan bir insan örmeğidir.”

Geçenlerde Asuman Dabak, bir TV programına konuk oldu. Kanser hastası olduğunu seyirciyle paylaştı. Gözyaşlarını dondurup, gülebilen, hayata mutlu bakabilen görüntüsü vardı. Ünlü bir tiyatro sanatçısından destek alıp Mecidiyeköy’de bir tiyatro atölyesi kurduğunu söyledi. Ayrıca Londra’da bir çocuk tiyatrosu kurmuş.

Ogün programa bir balet sanatçısı da davetliydi. Ne yazık ki bu balet sanatçı, sanatı uğruna sakat kalmış, yaşamını tekerlekli sandalyeye bağlı devam ettiriyordu. İş yaşamıyla ilgili sanat kapılarının yüzüne kapandığını söyledi. Asuman Dabak, zihninde hastalığından dolayı olası aşamaları ve işindeki başarıları canlandırdı. En somut bileşenle yanındaki balet sanatçısına odaklanmış bakıyordu. Ona Mecidiyeköy’de açtığı tiyatro atölyesinde, iş vereceğini söyledi. Gencin sevincini siz düşünün!!!

Herkes problemlerle karşı karşıyadır. Sorunların yalnız sizi bulduğunu düşünmeyin. Problemleri başarıyla çözenler, olumlu bir empati yaklaşımla hareket edenlerdir.

Birçok doğu kültüründe, insanlar göğüs hizasında avuçlarını birleştirip başlarını eğerek selamlarlar. Dikkat ettiyseniz tiyatro sanatçıları da sahnede el ele tutuşup üst bedenleriyle başlarını eğip seyirciyi selamlar. Kanımca bunu yaparlarken “sendeki büyüklüğü selamlarım” ya da “içindeki tanrısallığı selamlarım” derler. Çünkü insanları potansiyellerin merceğinden ya da en iyi eylemlerinin merceğinden görmek selamlayanların başarılarıdır. Bu başarı yukarıda anlattığım öyküde ve verdiğim örnekte olduğu gibi pozitif enerji yayar ve karşısındakine ulaşıp onu kavrar.
Asuman Dabak duygu, düşünce ve fiziksel tepki üçgeninizde, Tanrının gücü hep yanınızda olsun…

Bir Quaker Atasözü “Sen beni kaldır, ben de seni; ve birlikte göğe yükselelim.” 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.