DOLAR 6,0918
EURO 6,6103
ALTIN 322,0
BIST 116.829
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Parçalı Bulutlu

Acının rengi olur mu?

16.09.2019
100
A+
A-

Vaktiyle, empati kurmayı kendi çapımda öğrendiğim yıllarda, rahmetli bir büyüğümün, söylediği sözü hiç unutmam. “ Ben de, sen de, bu memlekette değil, farklı bir yerde, başka bir ülkede, başka başka bir zamanda dünyaya gelmiş olabilirdik…”

Değerli büyüğümün söylediği sözler insan bilincine etki eden, günümüzde algılanması gereken önemli bir düşünce. Algılanması için, bir beyne sahip olmak yeterli belki de…

Buradan hareketle, ülkenin belli bir şehrinde, belli bir zamanında dünyaya gelmiş, 15 yaşındaki bir çocuğun acısını, Berkin Elvan’ın hikayesinde algılanabildiği ölçüde, dile getireceğiz…

Berkin Elvan, bu memleketin evladı, vatandaşı olarak, 15 yaşında, okullarımızda okuttuğumuz öğrencilerimizin yaşında bir çocuktu…

İdeolojilerin, kamplaşmaların, tek taraflı bakanların algılayabildiği ölçüde, insanı insan olduğu için sevenlerin, görebildiği ölçüde bir çocuktu…

Berkin Elvan annesinin 9 ay boyunca doğmasını beklediği, doğduğunda evlat olarak koklanan, bağra basılan, ailesinin helal lokma yedirmek için, gece-gündüz çalışarak büyüttüğü, sevinçleri, nefesi, kederleriydi…

Ne acıdır ki; annesinin ölürken de hastanede 9 ay boyunca başında beklediği, evlattı…

Ateş düştüğü yeri yakar, bu kez bir eve, bir aileye düşen ateşin, yaktığı aile Türkiye, memleketteki insanlık ailesiydi…

Hep bir kör kurşun derler…Bu sefer sahte ama acı olan bir kör kurşunun, yaktığı bir fidan…

Umutları olan, öğretmeninin anlattığına göre, sürekli hayal kuran bir öğrenci olarak, geleceğin korkudan dur dediği, çocuk yaştaki bir fidan…

Çocuk yaşta ekmek hakkı için, karnını doyurmak için çıkmışken, protesto hakkını, eleştirel bakışını ortaya koymak için, ne güzel övünmek gerekir ki; çocuk yaşta göstermek için ben de varım derken, yaşamıyla bedelini ödemiş bir kara kaşlı yavru…

İnsanlığını; ideolojisinden, inancından, siyasetinden aşağılara koymuş olanlara seslenmek lazım;

Bir çocuğun ölümü kalbinizin neresinde yer alır?

Evlat acısını; mezheple, partiyle, sendikayla, karşılaştırabilir misiniz ?

Kurşun dökülmüş vicdanlarınızın hangi görüntüsü ile bakabilirsiniz resme ?

Yok efendiler yok!

Berkin’in ölümü; zamanın halifesi Hz.Ömer’e söylenen Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa, kıyamet günü bunun hesabının senden sorulacağını bil sözünü, Peygamber efendimizin, İnsanlara merhamet etmeyene, Allah merhamet etmez hadis-i şerifini, Kur’an-ı Kerim Maide Süresi 32. ayette yazan; “Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüştür.” ayetini, karşılıksız bırakmıştır…

Nur içinde yat Berkin Elvan…Allah’ın rahmeti üzerine olsun…

İNSANLIĞINI, fikrinden, partisinden, mezhebinden, sendikasından üstün tutanların duası seninle olsun…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.