Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Zamanın Önemi ve Vakit Bilinci

13.09.2019
215
A+
A-

Kelamı kibar bazı sözler de zaman için: ” Hayatı seviyorsanız zamanı boş geçirmeyin, çünkü zaman hayatın ta kendisidir.”, “Zamanımızı doğru kullandığımız sürece yeterli zamanımız vardır.”, “Ahmaklar zamanı nasıl öldüreceğini, akıllılar ise nasıl kazanacağını düşünür.

Zaman ile vakit birbiri ile karışsa da zaman genişlik ve rahatlığı tarif ederken vakit bir dilimi ve bilinci tarif eder.

Zaman göreceli bir kavramdır! Rabbimiz buyurdu ki: “Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.” Dedi ki: “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,” (MUMİNUN Suresi, 112-114)

Senet olarak zayıf hükmü taşısa da içerik olarak gerçeklik v sağlamlığı tartışılmaz olan bu söz ise vakit tarifidir: “İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır. Bugünü dününden kötü olan lanetlenmiştir. Artmayan eksilir. Eksilen için ise ölüm daha hayırlıdır. Cennet’i arzulayan hayırlı işlere koşsun. Cehennem ateşinden korkup çekinen, şehvani işlere uzak olsun. Dünyada zühd içinde yaşayan kimseye musibetlere karşı sabretmek kolay gelir.”

Zamanını vakte çeviremeyenler elinde malı mülkü olduğu halde nakde çeviremeyenler gibidir!

Zaman zaman duyuyoruz ve anlıyoruz ki zaman konusunda hassasiyet taşıyıp, bunu vakte çeviremeyenler, bilinç ve şuurdan uzak olup, zamanında yerli yerince hareket edemeyenler, geçmiş zamanlar ile insanımızı terbiye etmeye kalkıyor.

Geçmiş zaman ile terbiye etme düşüncesi aslında başlı başına günü kurtarma adına yapılan beceriksizlikler ve holigan yetiştirme gibi bir tehlike ortaya çıkarmaktadır. Geçmiş zamanla terbiye edilmez, alınabilirse ders alınır, aynı hatalara düşülmemeye çalışılır.

Tarih değil hatalar tekerrür ediyor ve hala başkalarının geçmişte yaptığı hatalar ile gün kurtarılmaya çalışılıyor ise vakit boşa geçiyor ve akşam vakti geliyor demektir! Zamanımızın fecaatlerini görmeyip geçmişin şecaatlerini arz etmek ve buna dayalı savunma geliştirmek zamanı önemsizleştirmek vakti değersizleştirmektir.

Zamanın sahibi, zamanın önemini bildirmiş zaman üzerine yemin ederek insanlığın hüsran ve kurtuluş sebebini Asr Suresi 3. Ayette “Ancak o kimseler ki: İman ettiler ve sâlih amellerde bulundular ve birbirlerine hakkı tavsiyede ve sabrı tavsiyede bulundular, onlar müstesnâ…” bildirmiştir.

Bu ayetten anladığımız üzere, salih amel hakkı tavsiye ve sabrı tavsiye üzerine yapılan her hareket zamanı vakte çevirme eylemidir.

Zaman içinde değerli zamanları var eden Rabbim onları zikretmiş ve bizlerin de onları vakit haline getirmemizi istemiştir. O yüzdendir ki ibadetlerin birçoğu vakitlidir!

Kolay nakit kazananların ve bunların beslediği sözde kanaat önderlerinin vaktin anlamanı bilmemesine ve onu heder etmesine inat, vakit nakittir, vakit nimettir! Nimetin kıymetini bilmeli, yersiz övgülerin ameli salih olmadığını unutmamalıyız…

Acizane özel gün ve gece ihyasının seremoni ve ruhbanlık kokan hareketlerden çok şuurlanma ve diriliş namına tefekkürle ihya edileceğine inanıyor, mübarek üç aylarınızı tebrik ediyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.