Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Gök Gürültülü

Nereden Bakarsan Bak Tutarsızlık

12.09.2019
162
A+
A-

Ankara Metrosunda yapılan bir anons üzerine ortalık yerde öpüşme eylemi yapıldı. Bu gayri ahlaki, gayri rezil hareket eylem olarak adlandırılabilir lakin yapılan hareket süfli duyguları tatmin etmekten ve rezil sayısını ortaya dökmekten başka bir işe yaramaz. Hele hele iktidarı yıpratmaz bilakis daha da oy kazandırır! Çünkü yapılan şey insanlık değil en kibar yaklaşım ile görgüsüzlüktür. O tarz ve manada sokakta sadece hayvanlar öpüşür.

İçki yasağı hususunda da itiraz etmek ve öküz altında buzağı aramak yersizdir. Netice de içki kötülüktür. Sarhoşluk rezilliktir. Yasakla amaçlanan rezilliğin önüne geçmektir. Yoksa yandaş gazetelerde bile boy boy ilan verilir iken, iktidar partisi mensuplarından bile içenler var iken bunu tamamen kaldırılıyormuş gibi sunmak, içki içmeyi medeniyet sanmak, bir şey kazandırmaz hatta kaybettirir.

Burada sorulması gereken şey içki tüketim yaşı 13’ e inmiş, içki tüketim oranları artmış sen bu hususta ne yapıyorsun diye sormak gerekir. Televizyonlarda blurla kapatmak çare değil, yapılan yayınlar ile içme özendiriliyor demek gerekirken içkiye sahip çıkıyor havası vermek tutarsızlığın daniskasıdır.

Üç çocuk söylemine de benzer tutarsız yaklaşım görülüyor. Üç çocuk söylemi aklı başında her idarecinin söylemesi gereken bir söylemdir! Üç çocuk söylemini Hitlerde böyle söyledi yaklaşımı ile başka yerlere çekmek tutarsızlıktır. Hitler, diktatördür ama ülkesini ve ırkdaşlarını sevdiği aşikârdır! Burada sayıya takılmak yerine, ey yetkili üç çocuk diyorsun ama asgari ücretin ortada, kentsel dönüşüm diyorsun yaptığın evlerin çoğu 90 metrekareyi geçmiyor bu çocuklar nasıl yetişecek demek yerine ideoloji körlüğüne kapılıp toplumun faydasına olan şeye karşı çıkmak abesle iştigal oluyor.

Ellerinde yetki olduğu sürece yüksek katlı binaların yapılmasına ses çıkartmayıp, tarla, dere yatağı, tepe, orman ve su havzası demeden her yere bina yapmayı marifet sanıp ucube ortaya çıkınca alçak binalar yapılması gerekir demek ve kendi mahiyetindeki adamların hala yüksek katlı binaları ortaya atmaları çok tutarlı durmuyor.

İstanbul silueti bozuluyor diye millet itiraz ederken dikkate almayıp ucube ortaya çıkınca küstüm demekte tutarlı bir davranış gibi gözükmüyor. Bu arada o arsa TMSF den kaç emsal ile satışa çıkartıldı daha sonra kaç emsalle inşaat izni verildi. Emsal artışı verilecek ise artış yapılıp satış neden yapılmadı. Hak hukuk deyip emsal artışları ile birilerini köşe etmekte tutarsızlığın daniskasıdır.

Suriye’de Esad zulmü hepimizin malumu. Oradaki kardeşlerimize destek vermek hepimizin boyun borcu! Irakta bunun 10 katı fazla zulüm var iken sesleri çıkmayanların, o zaman abd askerleri evlerine sağ salim dönsün diye dua edenlerin, Myanmar’ deki zulme gerekli tepkiyi vermeyenlerin Suriye hususunda çok yüksek perdeden demeçleri kardeşlik açısından bakıldığında hiç tutarlı durmuyor.

Dindar nesil yetiştireceğim demek gayet olgun ve mantıklı bir temennidir. Tüm devlet adamları, tüm ülke yöneticileri kendi din anlayışına göre bir nesil yetişsin, toplum rahat etsin ister. Dindar nesil yetiştireceğim derken aynı zamanda AB kriterleri yerine gelsin diye zinayı ceza olmaktan çıkartmak, domuz etini kasaplık hayvanlar sınıfına almak, süt bankası gibi netameli ve tehlikeli kulvarlarda koşmak hele hele faiz dünya gerçeğidir demek dindar nesil cephesinden bakıldığında çok tutarlı durmuyor.

Ekonomide istikrar var deyip, ihracattan, GSMH, kişi başı milli gelir gibi rakamlardan bahsedip; ithalattan, asgari ücretteki yetersizlikten, her türlü yakıta gelen fahiş zamlardan bahsetmemek, İMF borcu bitirdim diyerek hava atarken diğer borçlardan özellikle 2013 bütçesine konan faiz ödemesi kalemini izah etmemek ekonomi bilenler açısından tutarsızlıktır.

Tutarsızlığın tutarsızlığını yazan (İbn Rüşt) bir medeniyetin çocukları olarak tutarsızlığın tuttuğunu da iyi biliriz. Tutarsızlıkların gündem olduğu ve gündem belirlediği yerlerde tutarlı davranmak ve tutarlı olmayı savunmak geçer akçe olmayabilir. Ama tutarsızlık adamı tutar alır bilmediği yerlere götürür. Tutarsızlık hakikat zannedilip onunla amel edilirse hurufata sebep olur. Hurufatta yıkılışa vesiledir. Bu yıkılış ben ben diye diye olur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.