DOLAR 6,0918
EURO 6,6103
ALTIN 322,0
BIST 116.829
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Parçalı Bulutlu

‘Edep, adap ve hukuka davet’

‘Edep, adap ve hukuka davet’
07.01.2020
98
A+
A-

Genel Sağlık İş Sendikası, personelin giyeceği kıyafetlerin “edep, adap ve inanca göre uyarlanması” isteyen ve kurumlara yazı gönderen İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Sendikanın Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, “Bu tür ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemlerin kimseye faydası yoktur. İnanç temelli yöneticilik olmaz, olamaz. Anayasal bir ilke olan laik, demokratik hukuk devletinde bu söylemlere yer yoktur” dedi.

İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu imzası ile 31 Aralık 2019 tarihinde sağlık kurumlarına gönderilen “Sağlık Personellerinin Kıyafetleri Hakkında” başlıklı yazıda, sağlık personelinin giyeceği kıyafetlerle ilgili olarak “Kurumumuzun saygınlığı açısından standartlara uyulması, gerektiğinde ana model, desen ve renkler korunarak edep adap ve inanca göre uygun şekillerde uyarlanması ve 2020 yılı başına kadar tüm sağlık personelinin (hemşire, ebe, sağlık memuru, sağlık teknisyeni) kıyafet standartlarına uyması ilgi sayılı yazımız bildirilmiş olup, belirtilen süre 30.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır” denildi.

Söz konusu yazının ardından İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, kurum içindeki tüm birimlere gönderilen yazı ile kamu kurumlarındaki gelinen noktayı gösterdiğini söyledi. Bacaksız “Çağdaşlığın, bilimin ve bilginin en büyük güç olduğu günümüzde bir sağlık müdürü binlerce çalışanına gönderdiği yazı ile onların kıyafetlerinde edepli ve adaplı olmaları ve kıyafetlerinin de inançlarına uygun olması gerektiğini dayatmaktadır. Kemal Memişoğlu yayınladığı yazı ile sağlık personelini edepli, adaplı ve inançlı olanlar ve olmayanlar olarak ayırmış, kendince olmayanları kıyafetleri ile edepli adaplı olmaya ve inanca uygun davranmaya zorlamıştır” dedi.

“Anlaşıldığı kadarıyla İstanbul İl Sağlı Müdürü kıyafet konusunda hukuki düzenlemelerden bi haberdir” diyen Bacaksız, Memişoğlu’na 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1982’de yürürlüğe giren Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık Ve Kıyafetine Dair Yönetmelik hükümlerini anımsattı. Bacaksız “Görevi mevzuata uygun davranmak olan İl Sağlık Müdürüne 657 sayılı yasanın 10. Maddesindeki ‘Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır’ düzenlemesini de hatırlatıyoruz” diye konuştu.

‘Çağdaşlıktan başka yol yoktur’

Bacaksız, özetle şunları kaydetti:

“Yapılması gereken mevzuat hükümlerini uygulamak ve çağdaş kıyafetler içinde, şiddetten uzak, insanca yaşam seviyesinde ücret alan, uygun çalışma koşullarında, uygun çalışma saatlerinde hizmet veren, iş barışı içinde çalışan huzurlu sağlık çalışanına sahip olabilmek için ne yapılması gerektiğini düşünmek ve uygulamaktır. Sağlık müdürü edep, adap ve inanç standardı ile uğraşacağına bu koşulların sağlanmasına çalışmalıdır. Hiçbir sağlık çalışanının edep ve adaplı olmayı müdürden öğrenmeye ihtiyacı yoktur. Edepli ve adaplı olması gereken birisi varsa o da bu yazıya imza atan Kemal Memişoğlu’nun kendisidir. Kurumun saygınlığı edep ve adapla uğraşarak sağlanmaz.

Kurumun saygınlığı çağdaş bilimi takip etmekle, dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmakla bunun içinde sağlık emekçilerinin sesine kulak vermekle sağlanır. Bu tür ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemlerin kimseye faydası yoktur.

İnanç temelli yöneticilik olmaz, olamaz. Anayasal bir ilke olan laik, demokratik hukuk devletinde bu söylemlere yer yoktur. Toplumu ayrıştıran böyle beyanların sağlık emekçilerini huzursuz ve mutsuz etmekten başka hiçbir amaca hizmet etmeyeceğinin bilinmesi gerekir. Genel Sağlık-İş olarak Cumhuriyetin temel ve vazgeçilmez değerlerine olan bağlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Hukuk ve çağdaşlıktan başka bir yol yoktur. Din istismarcılarına, ahlak zabıtalarına dur demeye devam edeceğiz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.