DOLAR 6,0918
EURO 6,6103
ALTIN 322,0
BIST 116.829
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Parçalı Bulutlu

KANAL İSTANBUL

KANAL İSTANBUL

“Proje mi Pro cee mi” ve “Proje Nedir, Nasıl Olmalıdır” başlıklı köşe yazılarımda proje nedir nasıl olmalıdır konusuna değinmiş bu yazılarda da Kanal İstanbul konusunu irdelemiş idim, ilk yazı tarihi 2011!

O tarihlerde şu anda yönetimde olan birçok kişi ve halihazırda yandan çarklı destekçilik yapanlar da Kanal İstanbul’a karşı idi!

O tarihte Kanal İstanbul konusunu konuşuyor iken Libya konusunu da konuşuyor idik. Ne hikmetse şimdi Kanal İstanbul konuşuluyor iken Libya yine gündemimizde!
Mevcut iktidarın kervan yolda düzülür kafası ile mega, çılgın muhteşem olarak nitelendirdiği, günü kurtarma adına belli zaman dilimlerinde ortaya attığı ve dillendirdiği projeler ve buna bağlı yapılan işlerin çoğu teknik açıdan kadük, maliyet açısından kazıktır.

Yapılan köprü, yol, havalimanı ve şehir hastaneleri rakamlar ile sabittir ki hesap hataları ve bütçeye yükledikleri yük korkunç seviyededir.

Projeler; zorunluluk, duyarlılık ve sorumluluk kıstaslarını sağlamalıdır. GZFT analizi yapılmalı şeffaf olarak kamuoyu ile özellikle paydaşlar ile paylaşılmalıdır.
Zorunluluk derken bunun içine ihtiyaç kavramı girer! İhtiyacınız kadarına sahip olduğunuzu anladığınızda zenginsiniz demektir demiş Lao Tzu ama bunun farkında olmayan sonradan görme aç, muhteris, tamahkar kişiler bunu anlayamadıkları için her şey ihtiyaçtır, toprak gözlerini doyurana kadar doymayacaklardır.

İhtiyaç kavramı için Maslow hiyerarşisi bilinen bir tanımdır, kendi medeniyet algımızda da ihtiyacı kısaca; zaruriyyat, haciyat ve tahsiniyyat olarak sınıflandırmıştır.

Zaruriyyat anlaşılacağı üzeri olmazsa olmaz ihtiyaçlardır; yeme, içme barınma gibi, haciyat ise mutlaka gerekli olmayan ama fert ve cemiyet hayatının düzenli yürümesine katkı sağlayan ihtiyaçlardır; müstakil evde oturan için yönetim gerekmez iken apartman ve sitede oturan için bir yönetici ve yönetim ihtiyaç olur, tahsiniyat ise konfor ve keyfe dair sükseli işleri anlatır. Tahsiniyata dair işlerin çoğu israf ve dolayısı ile haram kapsamına girer!

Proje için ikinci kıstas duyarlılık olmalı! Buradaki kasıt tabii ki de para duyarlılığı değil! İnsan ve doğa duyarlılığıdır.

Başta insan sağlığı, ekosistem, iklim, su varlığı, flora, fauna, demografik ve sosyo ekonomik etkiler değerlendirilmeden proje duyarlılığından bahsedilemez.

Olayı sadece parasal kazanç diye sunanların eminim ki pazar dışı çevre maliyeti diye bir düşünceleri olmamıştır, yaptıklarında olmadığı gibi! Ya da bedava boğazdan geçmek varken para verip kanaldan niye geçilsin, cevap veremedikleri gibi.

Proje sorumluluğu, sağlamlık olarak tabii ki teknik uygulamacıların olacaktır. Karar vericilerin sorumluluğu bunun teknik ve idari alt yapısını hazırlamaktır. Hala çevre düzeni ve nazım imar planına, kanal İstanbul projesini koymayan (TOKİ aracılığı ile gizli saklı plan yapmadılar ise), kofti ÇED raporu ile işi geçiştirmeye çalışmak sorumluluk değil sorumsuzluktur.

Proje nedeni ile uluslararası sıkıntı ve krizin sorumluluğu seçim kaybedene kadar alınacak bir sorumluluktur! Devlet yönetimini şirket yönetmek olarak gören kafaya bu sorumluluktan bahsetmek abestir.

Farkında mıyız bilmem ama biz devlet adamı kavramını da yitirdik!
İstanbul nüfusunu doğal artışı dışında arttıracak her proje İstanbul’a ihanetin başka bir adımı olacaktır.

Aklı başında insanlar çılgınlık yapmaz. Vicdanlı insanlar, birilerinin sadece paraya odaklı, çevreyi istismar eden, hukuki mevzuatı yok sayan, geri dönüşü olmayan, büyüklük ölçeğine göre şeffaf olmayan bir projeyi sorgular.

Ülkemizde bile daha yeni yeni animasyonları gözüken ama körfez ülkelerinde 2-3 yıl önceden reklam tanıtımları yapılan Kanal İstanbul, birilerinin finansal kurtuluşu olabilir ama İstanbul ve İstanbul halkının, hatta maliyetinin finansmanına göre gelecek nesillerin bile kâbusu olacaktır.

Yeri gelmiş iken Kanal İstanbul’a karşı olanları her zaman ki şark kurnazlığı ve çoğunluğu hak görme sapkınlığı ile hainlikle suçlamaya başlayanlar oldu. O şeylere haddinizi bilin, bu millete hain demekten vazgeçin derim. Hainlik ile suçlayanların hangi hainler ile yatıp kalktığı milletin malumudur.

Projeler yatırımlar yapılır; adına muhteşem, muazzam, vip veya asrın projesi denir,
Zamanla anlaşılır program, bütçe başkasının, sorarım yenen zoka değil de nedir?
Evir çevir rakamlar ile oyna, istatistik ve bilimsel yalanlar ile boya, sonra duvara tosla,
İnşallah elde avuçta ne var ise satılmaz, alıcı kalpazanlar için bu ticaret olmasın kelepir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.