Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü

SİYASET DEVLET DEVLETÇİLİK

29.05.2020
215
A+
A-

Sorarsak ülkemizde herkes devleti çok seviyor ama siyaseti hiç sevmiyor!

Kavramsal ve sosyolojik olarak bu durum çok çelişkilidir. Tutarsızlık ve anlamsızlık içermektedir. Yani demem o ki ya gerçek manada devletimizi sevmiyoruz ya da söylediğimizin aksine siyaseti seviyoruz!

“Siyaset, en geniş anlamıyla, insanların ortak yaşamalarını mümkün kılan genel kuralları oluşturma, koruma veya değiştirme etkinliğidir.” Andrew Heywood

Devlet, insan, toprak ve egemenlik unsurlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık olarak tanımlandığına göre insan ve egemenlik kavramının olduğu yerde siyaset kaçınılmaz olarak yer alacaktır.

Devlet tanımını oluşturan insanın hukuki karşılığı millet, toprağın karşılığı vatan, egemenliğin karşılığı iktidardır!

Eski çağlardan günümüze kadar değişik yönetim şekillerinde devletler var olmuş olsa da hepsinin ortak özelliği yasa koyucu olmuş olmasıdır.

İnsanlar düzenlenmeye, denetlenmeye, yönetilmeye ihtiyaç duyar. Bunlar yasama, yürütme ve yargı ifadelerinin karşılığıdır. Bu ilk çağlarda da böyle idi günümüzde de böyledir. Özgürlükler bile denetlenmeye muhtaçtır!

Devletin hukukî kişiliği ve devamlılığı gibi konuları göz önüne alındığında siyaset devletten ayrı bir şey değildir! Devletini seven siyaseti en azından, itin hatırı yok ise sahibinin hatırı vardır mantığı ile sevmek zorundadır!

Devlet birlikte yaşama gereğinin gerektirdiği düzenleme ihtiyacının sonucudur. Devlet insanlar içindir o yüzden bizim kültürümüzde insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı hakimdir.

Devlet bireylerin organizasyonudur. Bu organizasyonun temel amacı güvenlik ekseninde can ve malın korunması, daha sonra adil bir paylaşımın ve yönetimin sağlanmasıdır. Bunlar sağlandıktan sonra önemli olan sorun ise beka sorunudur!

Beka sorunu aslında temel amacın savsaklanmasından ve yönetim erkinin beceriksizliğinden kaynaklanır. Beka sorunu konuşuluyor ise ondan önce kötü yönetimden bahsetmek gerekir.

Devlet devamlılığa sahiptir. Devleti meydana getiren insanlar, yöneticiler, hükümetler, kanunlar ve hatta rejimler değişebilir ancak devlet var olmaya devam eder. Devlet süreklidir. Bu özellik, ünlü “Kral öldü, yaşasın yeni Kral” sloganıyla formüle edilir.

Devletin süreklilik ihtiyacı siyasetin süreç olma özelliği ile doğrudan ilgilidir.

Genişçe devlet tarifi ve kısaca siyaset tarifi yaptıktan sonra devletin siyasetten ayrı bir şey olmayacağı görülecektir.

Ülkemizde devletçi takılıp, siyaset yapmıyoruz anlayışı, işbirlikçi sözde dindar tavırlardan çok, devlete sırtını yaslayıp, devlet adına hukuksuzluğu gelenekselleştiren, sorumluluk ve yükümlülük almaktan çok masanın bulunduğu tarafına göre ilkesizlik gösteren bürokratik oligarşi anlayışından kaynaklanmaktadır.

Bürokratik oligarşinin askerlerine “bürokrat” denip emeklilerine de “danışman” denilmektedir! Bu şebeke bürokratik oligarşiyi devlet ve devletçilik adına millete empoze etmektedir. Her türlü bilgiyi menfaatleri uğruna piyasaya satarlar bunu da kahramanlık diye yutturmaya çalışırlar.

Devletçilik adına katlar, yatlar, hanlar hamamlar kazanıp, bu devlet niye kalkınamadı geyiğini yapmaktan sıkılmamaktadırlar. Siyasetçiler göz önünde hırpalanırken bunlar perde arkasından bekalarını devam ettirme projelerine yelken açmakta, iktidar yıkıp iktidar kurmaktadırlar.

Bu ülkede “yazlık kültürü” denen yaz aylarını sahillerde geçirme, tüketim alışkanlığının nirvana noktasıdır.  Bu nirvananın sahillerdeki ya da güzel yerlerdeki villalarının çoğu bu hortumcu taifenin ya da bunların eş dost akrabası olan sözde sanatçı yazar denen gereksizlerindir. Birçok işveren, sanayici ve girişimci tatil nedir bilmez iken, bunlar sene başında tatil biletini ayırtır.

Halk gerektiği gibi siyasette katılımcı olmaz ise bu asalaklar yine eş dost ve akrabaları ile kurumları doldurup devlet denen organizasyonu kendi çıkarları doğrultusunda organize etmeye devam edecek saf ve temiz halkımıza devletçilik taslayacaktır.

Siyasetimiz devleti egemen güçlerin değil halkın yönetmesi olmalıdır. Siyasetin anlamı da budur.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.