DOLAR 5,7716
EURO 6,4587
ALTIN 272,1
BIST 110.115
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

Cansu’nun İngiltere’ye uzanan başarı öyküsü

Cansu’nun İngiltere’ye uzanan başarı öyküsü
18.11.2019
153
A+
A-

Adı; Cansu Ezgi İnce…

O, Tiyatro sanatında başarı merdivenlerini tırnakları ile kazıyarak çıkmaya çalışan bir Türk kızı…

Mimar Sinan Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra bu yıl, İngiltere’deki tarihi Royal Academy of Dramatic Arts’ın (RADA) sınavına başvurmuş ve kabul edilmiş. Cansu, bu okula kabul edilen ilk Türk kadın oyuncusu olma başarısını elde etmenin gururunu yaşıyor.

Ailesinin karşı çıkmasına rağmen Mimar Sinan’da tiyatro okumaya karar veren Cansu, bir taraftan da yurt dışındaki atölyeleri de takip ederek Grotowsky’nin kendi öğrencisiyle, Terzopoulos’la, Anthony Vincent Bova’yla, New York’taki Broadway Dance Center’da çalışma fırsatları bulmuş. Okul bittikten sonra İngiltere’ye dayısının yanında kebapçılık yapmaya gitmiş. Bu arada da dayısının desteğiyle oyunculuk okullarına bakmış. Dünyanın sayılı oyunculuk okullarından biri olan ve öğrencilerine çok iyi fırsatlar sağladığı bilinen Royal Academy’e başvurmuş ve sınava kabul edilmiş. Gerisini şöyle anlatıyor Cansu:

Ben, hiç beni arayacaklarını düşünmüyordum. Çok da umudum yoktu. Bir gün İngiltere’den bir numara aradı. Beni arayacaklarını düşünmediğim için ‘acaba dolandırıcı mıdır’ diye aklımdan geçirdim. Sonra ‘acaba okul mu?’ deyip açtım ve bölüm başkanıyla konuştum. ‘Cansu, okula hoş geldin’ dedi ve ben şok geçirdim. Bölüm başkanının sizi araması o kadar büyük bir gurur ki. Aslında dışarıdan baktığımızda belki kendimizi oralara layık görmüyoruz ya da ‘orası çok yukarda ve ben bu işin çok başındayım’ diyerek adım atmıyoruz ama aslında hiç öyle değil. Karşılıklı birbirimize verebileceğimiz engin bir alan var.

Royal Academy birçok bilinen ismin mezun olduğu, çok köklü bir okul ve kraliyet akademisi. Verdiği mezunlarla ve mezunlarının başarılarıyla da ismini kanıtlamış bir okul. Oscar’da, Golden Globe’da, Emmy Ödülleri’nde çok fazla oradan çıkan oyuncu ödül alıyor. Aynı zamanda Londra’daki tiyatrolarda bulunan, bu okuldan mezun oyuncuların sayısına baktığımız zaman çok yüksek bir sayı var. RADA’dan (Royal Academy of Dramatic Arts) mezun olanlar illa ki Londra’nın belli başlı tiyatrolarında çok fazla alanda çalışıyorlar. Dünyanın dört bir yanından en iyi yönetmenleri getirip öğrencilerine onlarla çalışma fırsatı veriyorlar ve bazen de orada kurduğunuz bağlantılar ileride, profesyonel hayatta sizin onlarla çalışabilmenize fırsat sağlıyor. Bu anlamda maddi ve manevi öğrencisini çok önemsediği için güçlü ve tercih edilen bir okul.”

Cansu, sınavda yaşadığı o müthiş heyecanı şöyle anlatıyor:

“Ben bir Shakespeare oyunu olan “Macbeth”ten Lady Macbeth’in son sahnesini oynadım. Bir de Koltes adlı yazarın “Batı Rıhtımı” oyunundan Claire tiradını oynadım. Bu sınavda jüriyle beraber bir derse giriyorsunuz ve bir hoca sizi yönetiyor. Çok fazla fiziksel ve psikolojik olarak limitlerinizi zorlayan bir sınav. Sınava girerken diyorlar ki ‘Sınavın bir noktasında isminizi söyleyeceğiz ve duyduğunuz anda hangi parçanız olduğu fark etmez, çıkıp oynayacaksınız.’ Tamamen ânı nasıl kullandığınızı görmek istiyorlar. İlk önce korktum ama sonra kendimden emin olduğumu ve hazır olduğumu düşündüm.

Cansu, eğer eğitimini tamamlarsa Türkiye’ye dönüp, ülkesinde çalışmak istediğini vurguluyor ve duygularını şu cümlelerle dile getiriyor:

“Aslında kariyerimi planlamıştım ama işler hiç planladığım gibi gitmedi başta. Hayat bazen karşınıza çıkardığı şeylerle planlarınızı bozabiliyor. Aslında planlarım bozulduğu için de Royal Academy’deyim. Ama hedeflerimi hiç değiştirmiyorum. Ben Türkiye’yi, Türkiye’de olmayı çok seviyorum ve oradan mezun olduktan sonra kesinlikle buraya dönüp burada iyi işler yapmak istiyorum. Biz kendi ülkemizdeki insanlara tiyatro aracılığıyla nasıl kendi kültürümüzü tekrar tanıtabiliriz? Türk yazarların yazmış olduğu tiyatro oyunlarını nasıl şu an yaşadığımız çağa uygun bir şekilde sahneleyebiliriz? Evet, orada bir kültür öğreniyorsunuz ama orada bir de bakış açısı öğreniyorsunuz. Orada öğrendiğiniz bakış açılarını kendi kültürümüze nasıl adapte edebiliriz? 100 sene önce yazılmış bir Türk tiyatro oyununu şu anda acaba nasıl sahneye koymalıyız ki seyirci gelip bunu izlesin? İnsanlara ‘Bakın bizim kültürümüzde böyle şeyler var, buna hep ilginiz olsun’ diyebileceğimizi göstermeliyiz.”

Royal Academy’ de göreceği eğitimin oldukça pahalı olduğunu belirten Cansu, eğitim bursuna ihtiyacı olduğunu vurguluyor ve eğitim bursu veren kurumlardan ve kişilerden destek bekliyor. Destek olmak isteyenler cansuezgi93@gmail.com mail adresi üzerinden Cansu ile bağlantı kurabilirler.

Cansu Ezgi İnce…

O, Türkiye’nin de gururu olmak yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kendisine başarılar diliyoruz. Yolun açık olsun Cansu…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.