DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Sağanak

Binalardaki etkisini yüzde 80 azaltıyormuş… DEPREM İÇİN İLGİNÇ SİSTEM!

Binalardaki etkisini yüzde 80 azaltıyormuş… DEPREM İÇİN İLGİNÇ SİSTEM!
06.02.2020
312
A+
A-

Arka arkaya yaşanan depremler sonrası Ankara’da özel bir firma, binalarda depremin şiddetini yüzde 80 oranında azaltabilen deprem izolatörleri sistemini geliştirdi…

Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından birçok ilde daha depremler meydana gelmeye başladı. Artçı sarsıntıların hala devam ettiği dönemde Ankara’da özel bir firma, binalarda depremin şiddetini yüzde 80 oranında azaltabilen deprem izolatörleri sistemini geliştirdi.

Milliyet’te yer alan habere göre; Ankara’da faaliyet gösteren bir firma, binalarda depremin şiddetini yüzde 80 oranında azaltabilen deprem izolatörleri sistemini geliştirdi. Firmanın Genel Müdürü Uğurcan Özçamur, 2013’den bu yana birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki hastanelerde zorunlu olarak kullanılan sistemin deprem etkisini absorbe ettiğini dile getirerek, “Sistem yapının deprem anında ve depremden sonra tamamen fonksiyonel kalmasını sağlıyor. Depremden sonra binayı boşaltma ihtiyacı duymuyorsunuz. Binanın hiçbir yerinde yapısal ve yapısal olmayan hiçbir hasar oluşmuyor. Türkiye’deki birçok şehir hastanesinde sistem var. Kültür Bakanlığı kapsamında bulunan tarihi yapıların da bazılarına biz izolatörü sağladık” dedi.

Bu sistem sayesinde binalar, deprem anında ve sonrasında sıfır hasar görüyor. Firmanın Genel Müdürü Uğurcan Özçamur, tamamen yerli ve milli imkanlarla meydana getirilen deprem izolatörlerini, 2016 yılından bu yana Türkiye’de ürettiklerini söylerek, “Biz çelik esaslı sürtünmeye dayalı bir sistem üretiyoruz. Bunun aslında dünyada örnekleri var ama Türkiye’de bunu ilk geliştiren, patentini alan ve üretime başlayan biziz. Özellikle hastane projelerine katkı sağlıyoruz. Bunun yanında ise bir takım veri servisleri, tarihi yapılar gibi özel yapılar için de bu sistemin tedarikini yaptık” diye konuştu.

BİNAYI BOŞALTMA İHTİYACI DUYMUYORSUNUZ
Uğurcan Özçamur, sistemin yapı üzerindeki etkisini ise “Bu sistem yapının deprem anında ve depremden sonra tamamen fonksiyonel kalmasını sağlıyor. Depremden sonra binayı boşaltma ihtiyacı duymuyorsunuz. Binanın hiçbir yerinde yapısal ve yapısal olmayan hiçbir hasar oluşmuyor. Deprem, zeminden yatay yönde geldiği zaman sistemin ortasındaki plaka her yöne serbest hareket ederek depremin etkisini sistemin içerisinde karşılamasını sağlıyor. Bunu yaparken de üst yapıyı korumuş oluyor. Yani üst yapıya uygulanan kuvveti ciddi ölçüde azaltmış oluyor. Zeminden gelen kuvvetin yaklaşık yüzde yirmisinin hissedilmesini sağlıyor. Aslında yapının korunması da bu şekilde sağlanmış oluyor” diye anlattı.

BİRÇOK YAPIDA BU SİSTEM KULLANILDI

Özellikle Sağlık Bakanlığı’na sistemin tedarik edildiğini ifade eden Özçamur, 2013 yılında yayımlanan bir yönerge ile birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki hastanelerde sistemin kullanılmasının zorunlu hale getirildiğini dile getirdi. Türkiye’deki birçok şehir hastanelerinde sistemin olduğunu belirten Özçamur, “Kültür Bakanlığı’nın kapsamında bulunan tarihi yapıların da bazılarına biz izolatör sağladık. Örneğin, Batman’daki Zeynel Bey Türbesi’nde uyguladık. Ayrıca yurt dışına da ihracat yaptık. İtalya, İran ve Irak’a satışımız oldu. Daha da artırıyoruz. Çünkü dünyada bunu yapan 7 firmadan biriyiz” dedi.

A PARTNER OLMAK İSTİYORUZ

Özçamur, bugüne kadar  TOKİ  ile çalışma fırsatlarının olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“TOKİ ile çalışmayı biz çok isteriz. Daha önce birçok kere ulaşma şansımız oldu kendilerine ama çalışamadık. Elazığ depreminden sonra özellikle Elazığ’ın yeniden inşası sırasında da bir partnerlik olmasını isteriz. Deprem sonrasında insanlar canlarını kaybetmeseler bile evsiz kalıyor. Hasar almış yapıların yıkılması ve yeniden inşası da büyük bir maliyet. Bizim sistemimizin maliyeti ise yapıdan yapıya değişkenlik gösteriyor. Bizim şu ana kadar gözlemlediğimiz kadarı ile kaba inşaat maliyetinin yüzde 6-7’si gibi bir ekstra masraf çıkarıyor bu sistem. Hastane projelerinde bu yüzde 3-4 oranında kalıyor. Bu masrafı yaptıktan sonra sizin yapınız yüzde yüz depreme dayanıklı yapılmış oluyor. İnsanlar DASK’a güvenerek bu tarz sistemlerden kaçınıyor. DASK size evinizin değerini vermiyor. DASK’ın işleme amacı evsiz kalan insanların 4-5 yıl barınma ihtiyacını karşılayabilecek parayı sağlamak. Böyle yanlış bir algı da var maalesef.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.