DOLAR 5,9407
EURO 6,5471
ALTIN 299,7
BIST 119.802
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Yağışlı

Yeni bir yıl

Yeni bir yıl
09.01.2020
68
A+
A-

2019’u bitirdik ve 2020’ye belki de saatler kaldı.

2019 yılının bitmek üzere olduğu şu günlerde geçmiş günlere bakarsak, yıl içinde en çok tartışılan ben de iki önemli konu vardı.

Bunlardan biri, maalesef hala önlenemeyen ve önlenmesi için hiç bir şey yapılmayan, kadın cinayetleri idi.

Sene içinde 450-500 arasında kadınımız, eski eşi tarafından, eşi tarafından, sevgilisi tarafından, kısacası bir erkek tarafından suçsuz yere öldürüldü.

Her cinayetten sonra idamın yeniden getirilmesi seslendirildi. Yetkililer bunun önüne en kısa sürede geçilecek teraneleri dile getirdi.

Peki, ne yapıldı ne tedbir alındı.

Koskocaman bir sıfır.

Yapılan yargılamalarda da meşhur infaz yasası mahkemelerce dikkate alındı ve çeşitli bahanelerle ceza indirimleri yapıldı.

Bu konuda gerekli hukuki ve özellikle de eğitimsel tedbirler alınmazsa bu durum belki de artarak 2020 yılında da devam edecektir.

Tabii bu konuda eğitim önce aileden başlıyor. Çocuklarımızı yetiştirirken erkek-kız cinsiyet ayrımı yapmadan yetiştirmeliyiz.

Onlara her iki cinsin de insan olduğu ve hakları açısından farklı değil, eşit olduklarını öğretmeliyiz.

Tabii hukuksal önlemleri de almalıyız.

Geçen yılın en çok tartışılan bir diğer konusu da enflasyon ve işsizlik konusu oldu.
TÜİK rakamlarına bakıyoruz enflasyon yüzde 8-9, çarşı pazara bakıyoruz yüzde 20’ler civarında. Ve halk soruyor bu TÜİK ilgilileri hangi marketten alış veriş yapıyor, söylesin de bizde oradan alışveriş yapalım diyor.

Kayseriliye sormuşlar, “İki kere iki kaç eder?” Kayserili, “Alırken mi satarken mi?” demiş. “Nasıl yani” demişler. Kayserili “Alırken üç satarken beş eder.” Diye cevap vermiş.

Şimdi bakıyoruz memura, işçiye, emekliye yapılan maaş zammına gelince yüzde sekiz, ama devletin alacağı ücret ve harçlara gelince yüzde yirmi iki.

Aynı fıkradaki gibi.

Yine meşhur bir Nasrettin hoca fıkrası vardır.

Hoca eve bir kilo et almış ve karısına akşama pişirmesini söylemiş. O gün karısının misafirleri gelmiş ve eti onlara ikram etmek zorunda kalmış. Akşam eve gelen hocaya da eti kedini yediğini söylemiş.

Hoca hemen kediyi tartmış kedi bir kilo gelmiş. Ve hoca sormuş. “Hanım bu kedi ise et nerede, et ise kedi nerede? ”

Yıllık enflasyon yüzde sekiz ise devletin alacağı harç ve gelirlere zam neden yüzde yirmi iki, yok enflasyon yüzde yirmi iki ise dar gelirlilerin ücretlerine zam neden yüzde sekiz…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.